► (040) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ
Sevgili ve kıymetli Üstadım, fazilet-meâb Efendim Hazretleri!
Ebedî minnetdârı ve hàdimi bulunduğum Risale-i Nurun feyzinden lâyık olmadığım pek çok eltâf-ı Rabbâniyeye mazhariyetimi, gözlerimden sevinç yaşları akıtarak görmekte ve ne sûretle şükrânlarımla, mukàbele edeceğimden âciz bulunmaktayım. Dünün menfûr-u umumîsi Nazîf, bugünün parlak bir vatan-perveri veya hakikatçisi bulunmaktadır. “Elhamdülillâh hâzâ min fadli rabbî...”
Senelerden beri müştâkı bulunduğum Nur ve Gül fabrikaları, mübârekler hey'etinin ve o mukaddes fabrikanın makine ve çarklarının nurlu sadâlarını kulaklarımla işitmek ve şu âciz ve kàsır ve câhil vaziyetimle o yüksek ve Aşere-i Mübeşşere-i Kur'âniyeden olan, Ashâb-ı Güzîn Rıdvânullâhi Aleyhim Ecmaîn efendilerimizin bugün şahsiyet-i maneviyelerini küçük bir mikyâsta temsîl eden sıddıklar, mücâhidler, fedâkâr kahramanlar cemâatinin iki mühim uzvu bulunan azîz kardeşlerimizden Mübârek Sabri ve Büyük Hâfız Ali’nin hakkımda gösterdikleri âlîcenâbâne muhabbet ve merbûtiyet-i kalbiye ve hâdiselerin aynen tevâfuku, bu yüksek ve muktedir nur deryâsının nurlu rüzgârlarından hâsıl olan dalgaların hışırtılarından sızan bir kerâmet-i gaybiye bulunduğundan, bizce pek kıymetdâr olan bu mühim tevâfukâtın, günahkâr ve bütün geçmiş ömrü isyanla dolu bu âdi şahsımın o öyle yüksek ve mukaddes bir hey'etin mübârek iki uzvu tarafından hüsn-ü kabûl görülerek iltifatlarına mazhar ve kıymetli mesâî ve hizmet-i kudsiyelerine tevâfukla, pek cüz'î ve değersiz hizmetimize iştirâk ederek benimsemek ve kabûl etmek yüksekliğinde bulunmaları, Risale-i Nurun kudsî kerâmetiyle Cenâb-ı Rabb-i İzzetin nihâyetsiz eltâf-ı Sübhâniyesinden büyük bir lütf-u Rabbânî bulunduğunu şükrânla arzeder ve bu kıymetli kardeşlerimizin hizmet-i kudsiyelerinin denizden bir katre mesâbesindeki ve çok hatâlı ve kıymetsiz ve cüz'î olan hizmetimizin âsâr-ı fiiliyesi olarak bugün bendenizi lâyıkı bulunmadığım hâlde âciz ve câhil ve günahkâr şahsiyetim böyle yüksek ve erişilmesi muhâl olan Ashâb-ı Resûlullâh Rıdvânullâhi Aleyhim Ecmaîn Hazeratının şahsiyet-i maneviyesinin küçük bir cilvesinin gölgesini temsîl eden mübârekler hey'etinin iki âzâsının yüksek iltifatlarına mazhar etmiştir ki; bendenizi bu kudsî mazhariyete eriştiren Risale-i Nur delâletiyle Kadîr-i Mutlak ve Hàlık-ı Zülcelâl'e, Risale-i Nurun hurûfâtı ve mevcûdâtın mikdarınca hamd ü senâ eder ve bu
