İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 104 / 218
104

Sonra uyandım. Sabahleyin kardeşlerime söyledim. Dedim: Allâhu a'lem, Isparta havâlisinde, Risale-i Nurun maddî mağlûbiyeti içinde manevî bir gâlibiyeti olmuş ki; büyük makàmât-ı resmiyede en mühim mesâil-i İslâmiye medâr-ı bahis olacak. Biz Isparta’da, o musîbetin ne derece ileri gittiğini bilemediğimizden ve çoktan beri de ne hâl-i âlemden ve ne de resmî hâlden anlamayıp dinlemediğimiz hâlde, bu rüyanın, rüya-yı sâdıka olduğuna bir emâre olan, beni bir gün baktırdı. O emâre şudur ki:

Risale-i Nurun ehemmiyetli bir talebesi Ankara’dan gelip, ben sormadan dedi: “Reis Kur'ân’a yeni bir tefsir yazmayı emretmiş, o da yazıyormuş.”

Hem söylemiş ki: Dâhiliye Vekili, yirmi senelik bir âdete muhâlif olarak, “Dinsiz bir millet yaşayamaz...” diye din lehinde beyânâtta bulunduğunu ve Maârif Nâzırı da, âdâb-ı İslâmiye lehinde, eski prensiplerine muhâlif olarak beyânâtta bulunduğu gibi, ehemmiyetli bir değişikliği ihsâs ettiğinden; kulağımı kapadığım sekiz aydan sonra, bu rüya hatırı için, bu haberleri aldım. Bunun sebebini anlamak cidden arzu ettim. Birden ihtar edildi ki:

Ehl-i dalâlet, memur-u siyâsiyeyi aldatıp, Risale-i Nur aleyhinde genişçe, buradan oraya kadar bir dâire içinde taarruz edip, derece-i kuvveti anlamak istediler. Gördüler ki, sökülmeyecek, mağlûb edilmeyecek bir kuvvette gördüklerinden, ehemmiyetli büyük makàmât-ı resmiyede, mâhiyetini medâr-ı bahs ve dikkat ettiklerinden, bilmecbûriye, bir nev'i musâlahaya yol hazırlamak ve şimdiye kadar hakikat ve hikmete muhâlif olarak, iyilikleri ölen reise ve fenâlıkları millete, orduya vermek yerinde, o hatâ-yı azîmeye bedel, bütün fenâlıkları ölene verip, kendilerini bir derece o dehşetli hatîâttan kurtarmak çaresini aramaya, bir zemin teşkil etmeye çalışmış ki; hem rüya, hem bu haberler haber veriyor. Birinci, ikinci Hulûsîlerin müşterek mektûbları, bu iki rükn-ü mühimmenin gayretleri, sadâkatleri çelikten daha metîn olduğu her hâdise ile gösteriliyor.

Said Nursî ∗∗∗

► (089) ◄

Azîz, sıddık, sebatkâr kardeşlerim ve hakîki vârislerim!

Bugünlerde, Risale-i Nura sû-i kasd edenlerin ve sizlere sıkıntı verenlerin haklarında, bana verdiği bir hiddet neticesinde bedduâya teşebbüs ettim. Birden Isparta’ya kıyamadım. Kaç defadır niyet ettim, Isparta’daki iyilerin yüzünden sû-i kasdcılar kurtuldular. Kıyamadım, bedduâ yerine:

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.