ve iltifatlarını temsîl eden ve parçalanmayan bir hediyeyi göndermiş. Altmış senelik bir kaide-i hayatiyemi, o bin hatırın hatırı için kırdım.
İkincisi: Âtıf Hasan’ın hakikaten fevkalâde yazdığı tevâfuklu Mu'cizât-ı Kur'âniyeyi o gittikten sonra temâşâ ettim. Elimden gelseydi, herbir yaprağına mukâbil bir lira verecektim. İnşâallâh o nüsha ile binler adam istifade edip, onun hayat-ı bâkiyesine bir çeşme hükmünde vâridât verecek. Husrev’in ve kahraman Tahiri’nin bir üçüncüsü oluyor.
Üçüncüsü: Risale-i Nurun eski ve ehemmiyetli ve çalışkan bir şâkirdi olan Kâtib Osman’ın, sâdık ve hikmetli rüyası ve mutâbık tâbiri onları müferrah ettiği gibi, bizleri de mesrûr eyledi. Ve o mektûbuyla merak ettiğim şeyleri; ve Husrev ve Rüşdü, Hâfız Ali, Zühtü Bedevî, Nuri ve Nur fabrikası sâhibi, Tâhirler, mübârekler hey'eti, Medrese-i Nuriye ve ümmî ihtiyarlar ve masûm çocuklar, umumlarının selâmlarını yazıyor. Biz de onlara birer birer selâm ediyoruz. Muvaffakıyetlerine ve selâmetlerine duâ ediyoruz.
Bu havâlide dahi, belki çok yerlerde, sizin fa'âliyetinizden şevke gelip Risale-i Nur ziyâde tevessü' ettiğinden; ehl-i dünyayı düşündürüyor, nazar-ı dikkati celbettiriyor. Bazı ufak tefek ilişmek de ondan ileri geliyor. İhtiyat her vakit olduğu gibi yine lâzımdır. Hazret-i İmâm-ı Ali Radıyallahu Anh iki defa سِرًّا تَنَوَّرَتْ demesi, Risale-i Nur perde altında tenevvür ve tenvir eder diye işâret ediyor. Mümkün olduğu kadar geçici rüzgârlara ehemmiyet vermeyiniz, bakmayınız. Zâten mâbeyninizde samîmî tesânüd ve meşveret-i şer'iye, sizi öyle şeylerden muhâfaza eder. İçinizdeki şahs-ı manevînin fikrini, o meşveretle bildirir.
Kardeşiniz ve sizinle dünyada, berzahta, âhirette müteşekkirâne iftihar eden ve edecek Hizmet-i Kur'âniyede arkadaşınız
Said Nursî ∗∗∗
► (085) ◄
Azîz, sıddık kardeşlerim!
Bu yeni hâdise-i taarruziyeden müteessir olmayınız. Çünkü mükerrer tecrübelerle Risale-i Nur inâyet altındadır. Hiçbir tâife, şimdiye kadar böyle ehemmiyetli hizmette bizler kadar az meşakkatle kurtulan olmamış.
Hem geçen Ramazandaki hastalığım ve Eskişehir’deki musîbetimiz gibi çok vâkıalarla, zâhirî sıkıntılı, meşakkatli hâlât altında Risale-i Nurun fâidesine olarak inkişafatı ve daha te'sirli fütûhâtı görülmüş.
