► (075) ◄
Azîz, sıddık kardeşlerim!
Bütün rûh u canımla bayramınızı tebrik ederim. Ve bu bayramımı çok mübârekleştiren mübârek masûmların ve muhterem ümmî ihtiyarların ve üstadlarının bu defa gönderdikleri kıymetdâr risaleleri beş cild olarak güzelce cildlettirdik, tanzim ettik.
İnşâallâh onlardan çok istifade edilecek. O mübârek masûmların ve muhterem ümmîlerin masûmâne ve hàlisâne yazdıkları risaleler, Risale-i Nurun kerâmetine, yazıları da bir kerâmet ilâve ettiğini ve en güzel yazılardan ziyâde te'sirli olduğunu hissediyoruz.
Hattâ Feyzi’nin güzelce cildlettiği çocukların tevâfuklu mecmuasını getirdiği vakit kuluncum ziyâde ağrıyordu. Dedim: “Aman kardeşim! Benim kuluncumu tut, pek ağrıyor” Birden o mecmuayı açtık, baktım; birden öyle bir şifâ oldu ki, kuluncumu unuttuk. Sonra tahattur ettik, hayret ettik.
Hem o risaleleri yazanların isimlerini, hem yaşlarını, o beş mecmuanın başlarında medâr-ı ibret ve onlara duâ ettirmek için dercedeceğiz. Onları ve hususan üstadlarını ve peder ve vâlidelerini benim tarafımdan birer birer, hem bu hizmetlerini hem bayramlarını tebrik ediniz...
Hem Isparta hakkında benim büyük ümîdimi fiilen isbât ettikleri için, bana büyük bir tesellî verdikleri için, ölünceye kadar minnetdârlığımı onlara ve mübârekler hey'etine ve Medrese-i Nuriye ve Nur ve Gül fabrikası sâhiblerine tebliğ ediniz.
Namaz tesbihâtının sırrına göre; nasıl ki namazdan sonra tesbih ve zikir ve tehlil ile bir hatme-i muazzama-i Muhammediye (A.S.M.) ve zikir ve tesbih eden ve rû-yi zemin kadar geniş bir halka-i tahmîdât-ı Ahmediye (A.S.M.) dâiresine tasavvuran ve niyeten girmek medâr-ı füyûzât olduğu gibi; ben ve biz de, Risale-i Nurun geniş dâire-i dersinde ve halka-i envârında ders alan ve duâ eden ve çalışan binler masûm lisânların ve mübârek ihtiyarların duâlarına ve âmâl-i sâlihalarına hissedar olmak ve duâlarına âmîn demek hükmünde olarak, onlarla tayy-ı mekân ederek, hayâlen omuz omuza, diz dize bulunmak hayâliyle ve niyetiyle ve tasavvuruyla kendimizi fevkalhad bahtiyar biliyoruz. Hususan âhir ömrümde böyle kıymetdâr, masûm manevî evlâdları ve yüzer küçük Abdurrahmanları bulmak, benim için dünyada bir Cennet hayatı hükmüne geçiyor.
Geçen Ramazan-ı Şerîfte, hastalığım münâsebetiyle, herbir kardeşim benim hesabıma birer saat çalışmalarının pek büyük neticesini aynelyakìn ve hakkalyakìn gördüğümden; böyle duâları reddedilmez masûmların ve mübârek ihtiyarların ve bahtiyar üstadlarının, benim hesabıma ara sıra
