İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 169 / 218
169

Üçüncü Nokta: Bu risaleyi mütâlaa eden zâtlar, inceden inceye, hususan cifrî hesabatına meşgul olmaya lüzum yok. Hem, bir kısmı anlaşılmasa da zararı yok. Hem, umumunu okumak da lâzım değil. Hem, kerâmet-i Gavsiyenin âhirinde, ikiyüz yirmidördüncü sahifede, Şamlı Hâfız Tevfik’in fıkrasından başlayıp âhire kadar mütâlaadan sonra ve baştaki mukaddimeyi de okuduktan sonra istediği parçayı okusun. ∗∗∗

► (129) ◄

Azîz, sıddık kardeşlerim!

Hem Kâtib Osman’ın, hem mübâreklerden İbrahim’in, hem Nur fabrika sâhibinin, hem Hulûsî-i Sânînin mektûbları bir-iki günde geldiler. Merak ile mahzûn kalbimizi müferrah eylediler. Kâtib Osman’ın mektûbunda, hususî selâmlarını gönderdiği zâtların; hususan kahraman Rüştü, Zühtü, Bedevî ve Nuri kardeşlerimize hàssaten ve umuma selâm ve selâmetlerine duâ ve Husrev’in yakında gelmesinin tebşîri, onun hakkındaki merakımızı izâle etti.

Mâşâallâh! Kâtib Osman da, Husrev gibi mûcib-i merak noktaları yazıyor. Onun mektûbunu getiren Halıcı İbrahim demiş ki: “Sıddık Süleyman, Rüştü buraya gelmek ihtimali var.” O kahraman kardeşim yakìnen bilsin ki ben, ondan ziyâde ona müştâkım. Fakat o her gün, hàs dâiresinin birinci safında ma'nen yanımızda bulunuyor, manevî kazançlarımıza da hissedar oluyor. Bizim mesleğimizde sohbet-i suriye ehemmiyeti azdır.

Hem, bu dehşetli ameliyât-ı dâhiliye hengâmında ve yol masrafı çok ziyâde olduğundan, gelmek münâsib olmuyor. Ve vehham ehl-i dünya, burada, ziyâde bize dikkat ediyorlar. Hattâ bu bayramda, kapımı ziyaretçilere kapadık.

Hâfız Ali’nin mektûbunda, Rüştü’nün bir teşebbüsü var ki; gençlere ait dört-beş parça ders ki, Hâfız Mustafa’ya vermiştim ki tab'etsin. Cenâb-ı Hakk’a şükür, sizin kesretli kalemleriniz matbaaya ihtiyaç bırakmıyor. Eğer kolayca, ucuzca mümkün olsa, eski veya yeni hurûfla yaparsınız.

Hâfız Ali’nin mektûbunda, Risale-i Nura karşı kemâl-i mahviyetle kemâl-i ihlâsı ve irtibatı, onun eskiden beri takdir ettiğim bir hâsiyet-i mümtâziyesini göstermekle beraber; benim gibi bir bîçâreyi de şefâatçi yapıp, ben de onun kemâl-i samîmiyetini şefâatçi yapıp duâsına âmîn derim.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.