İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 120 / 218
120

► (105) ◄ Bu defadan evvelce size gönderilen gençler îkaznâmesinin bir tetimmesi

(Bu defadan evvelce size gönderilen gençler îkaznâmesinin bir tetimmesi.)

BİRKAÇ BÎÇÂRE GENÇLERE VERİLEN BİR TENBİH,

BİR DERS, BİR İHTARNÂMEDİR

Bir gün yanıma parlak birkaç genç geldiler. Hayat ve gençlik ve hevesât cihetinden gelen tehlikelerden sakınmak için te'sirli bir ihtar almak istediler. Ben de eskiden Risale-i Nurdan medet isteyen gençlere dediğim gibi onlara dedim ki:

Sizdeki gençlik kat'iyyen gidecek. Eğer siz dâire-i meşrûada kalmazsanız o gençlik zâyi' olup başınıza hem dünyada, hem kabirde, hem âhirette kendi lezzetinden çok ziyâde belâlar ve elemler getirecek. Eğer terbiye-i İslâmiye ile o gençlik ni'metine karşı bir şükür olarak iffet ve nâmusluluk ve tâatte sarfetseniz o gençlik ma'nen bâkî kalacak ve ebedî bir gençlik kazanmasına sebeb olacak.

Hayat ise eğer îmân olmazsa veyâhut isyan ile o îmân te'sir etmezse, hayat zâhirî ve kısa bir zevk ve lezzetle beraber binler derece o zevk ve lezzetten ziyâde elemler, hüzünler, kederler verir. Çünkü, insanda akıl ve fikir olduğu için hayvanın aksine olarak hazır zamanla beraber geçmiş ve gelecek zamanlarla da fıtraten alâkadardır. O zamanlardan dahi hem elem; hem lezzet alabilir. Hayvan ise, fikri olmadığı için hazır lezzetini geçmişten gelen hüzünler, gelecekten gelen korkular, endişeler bozmuyor. İnsan ise, eğer dalâlet ve gaflete düşmüşse hazır lezzetine geçmişten gelen hüzünler ve gelecekten gelen endişeler o cüz'î lezzeti cidden acılaştırıyor; bozuyor. Hususan gayr-ı meşrû ise bütün bütün zehirli bir bal hükmündedir.

Demek hayvandan yüz derece lezzet-i hayat noktasında aşağı düşer. Belki ehl-i dalâletin ve gafletin hayatı, belki vücûdu, belki kâinâtı bulunduğu gündür. Bütün geçmiş zaman ve kâinâtlar onun dalâleti noktasında ma'dûmdur, ölmüştür. Akıl alâkadarlığıyla ona zulümâtlar, karanlıklar veriyor. Gelecek zamanlar ise, i'tikàdsızlığı cihetiyle yine ma'dûmdur ve ademle hâsıl olan ebedî firâklar mütemâdiyen onun fikir yoluyla hayatına zulümâtlar veriyor.

Eğer îmân hayata hayat olsa, o vakit hem geçmiş, hem gelecek zamanlar îmânın nuruyla ışıklanır ve vücûd bulur. Zaman-ı hazır gibi rûh ve kalbine îmân noktasında ulvî ve manevî ezvâkı ve envâr-ı vücûdiyeyi veriyor. Bu hakikatin İhtiyar Risalesi’nde Yedinci Ricâda izâhı var, ona bakmalısınız.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.