İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 74 / 218
74

onun imdâdına koşar. Öyle de, hırs-ı hayat ve hıfzı ve zevk-i hayat ve aşkı taşıyan ve fıtrat-ı insaniyede dercedilen bir cihâz-ı insaniye, çok esbâb ile yaralanmış, sâir letâifi kendiyle meşgul edip sukùt ettirmeye başlamış; vazife-i hakîkiyelerini onlara unutturmaya çalışıyor.

Hem nasıl ki bir câzibedâr sefîhâne ve sarhoşâne şa'şaalı bir eğlence bulunsa, çocuklar ve serseriler gibi büyük makamlarda bulunan insanlar ve mestûre hanımlar dahi o câzibeye kapılıp hakîki vazifelerini ta'til ederek iştirâk ediyorlar. Öyle de, bu asırda hayat-ı insaniye, hususan hayat-ı ictimâiyesi öyle dehşetli, fakat câzibeli ve elim, fakat meraklı bir vaziyet almış ki; insanın ulvî latîfelerini ve kalb ve aklını nefs-i emmâresinin arkasına düşürüp pervâne gibi o fitne ateşlerine düşürttürüyor.

Evet, hayat-ı dünyeviyenin muhâfazası için zarûret derecesinde olmak şartıyla bazı umûr-u uhreviyeye muvakkaten tercih edilmesine ruhsat-ı şer'iye var; fakat, yalnız bir ihtiyaca binâen helâkete sebebiyet vermeyen bir zarara göre tercih edilmez, ruhsat yoktur. Hâlbuki bu asır, o damar-ı insanîyi o derece şırınga etmiş ki, küçük bir ihtiyaç ve âdi bir zarar-ı dünyevî yüzünden elmas gibi umûr-u diniyeyi terk eder.

Evet, insaniyetin yaşamak damarı ve hıfz-ı hayat cihâzı, bu asırda isrâfât ile ve iktisadsızlık ve kanâatsizlik ve hırs yüzünden bereketin kalkmasıyla ve fakr u zarûret-i maîşet ziyâdeleşmesiyle o derece o damar yaralanmış ve şerâit-i hayatın ağırlaşmasıyla o derece zedelenmiş ve mütemâdiyen ehl-i dalâlet nazar-ı dikkati şu hayata celb ede ede o derece nazar-ı dikkati kendine celbetmiş ki; ednâ bir hâcât-ı hayatiyeyi büyük bir mes'ele-i diniyeye tercih ettiriyor.

Bu acîb asrın bu acîb hastalığına ve dehşetli marazına karşı Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın tiryâk misâl ilâçlarının nâşiri olan Risale-i Nur dayanabilir; ve onun metîn, sarsılmaz, sebatkâr, hàlis, sâdık fedâkâr şâkirdleri mukâvemet edebilir. Öyle ise, herşeyden evvel onun dâiresine girmeli, sadâkatle, tam metânet ve ciddi ihlâs ve tam i'timâd ile ona yapışmak lâzım ki, o acîb hastalığın te'sirinden kurtulsun.

Umum kardeşlerimize birer birer selâm ve duâ ediyoruz. ∗∗∗

► (066) ◄

Azîz, Sıddık, Sebatkâr, Metîn Kardeşlerim!

Sizin fa'âliyetiniz ve sebatkârâne çalışmanız, Risale-i Nur dâiresinin zenbereği hükmünde bizleri ve çok yerleri harekete getiriyorsunuz. Allah sizden ebeden râzı olsun. Bin âmîn, âmîn....

Size, Hizbü'l-Kur'ânî’den evvel gönderilen Risale-i Nurun virdü'l-a'zamına ilhâk etmek için bir parçayı yazdık; bir parçayı da, Yirmidokuzuncu

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.

Kastamonu Lâhikası — Sayfa 74 | Risale-i Nur Külliyatı