► (112) ◄ Ehemmiyetli bir hocanın Üstad hakkında ziyâde hüsn-ü zannını ta'dil etmek münâsebetiyle yazılmış, belki size de fâidesi olur diye gönderildi
[Ehemmiyetli bir hocanın Üstad hakkında ziyâde hüsn-ü zannını ta'dil etmek münâsebetiyle yazılmış, belki size de fâidesi olur diye gönderildi.]
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ عَاشِرَاتِ دَقَائِقِ شَهْرِ رَمَضَانَ
Azîz, sâdık, muhterem kardeşimiz Hoca Haşmet!
Senin, müceddid hakkındaki mektûbunu hayretle okuduk ve üstadımıza da söyledik. Üstadımız diyor ki: “Evet bu zaman hem îmân ve din için, hem hayat-ı ictimâî ve şerîat için, hem hukuk-u âmme ve siyaset-i İslâmiye için gayet ehemmiyetli birer müceddid ister. Fakat en ehemmiyetlisi, hakàik-ı îmâniyeyi muhâfaza noktasında tecdîd vazifesi, en mukaddes ve en büyüğüdür. Şerîat ve hayat-ı ictimâiye ve siyâsiye dâireleri ona nisbeten ikinci, üçüncü, dördüncü derecede kalıyor. Rivâyât-ı hadîsiyede, tecdîd-i din hakkında ziyâde ehemmiyet ise, îmânî hakàiktaki tecdîd itibariyledir. Fakat, efkâr-ı âmmede, hayat-perest insanların nazarında zâhiren geniş ve hâkimiyet noktasında câzibedâr olan hayat-ı ictimâiye-i İslâmiye ve siyaset-i diniye cihetleri daha ziyâde ehemmiyetli göründüğü için, o adese ile, o nokta-i nazardan bakıyorlar, mânâ veriyorlar.
Hem bu üç vezâifi birden bir şahısta, yâhut cemâatte bu zamanda bulunması ve mükemmel olması ve birbirini cerhetmemesi pek uzak, âdeta kàbil görülmüyor. Âhirzamanda, Âl-i Beyt-i Nebevî’nin (A.S.M.) cemâat-i nurâniyesini temsîl eden Hazret-i Mehdi’de ve cemâatindeki şahs-ı manevîde ancak ictimâ' edebilir. Bu asırda, Cenâb-ı Hakk’a hadsiz şükür olsun ki, Risale-i Nurun hakikatine ve şâkirdlerinin şahs-ı manevîsine, hakàik-ı îmâniye muhâfazasında tecdîd vazifesini yaptırmış; yirmi seneden beri o vazife-i kudsiyede te'sirli ve fâtihâne neşriyle gayet dehşetli ve kuvvetli zındıka ve dalâlet hücumuna karşı tam mukàbele edip, yüzbinler ehl-i îmânın îmânlarını kurtardığını kırkbinler adam şehâdet eder.
Amma, benim gibi âciz ve zaîf bir bîçârenin, böyle binler derece haddimden fazla bir yükü yüklemek tarzında şahsı, medâr-ı nazar etmemeli” diyor. Ve size selâm ediyor. Biz de zâtınıza ve oradaki Risale-i Nurla alâkadar olanlara selâm ediyoruz...
Risale-i Nur şâkirdlerinden
Emin, Feyzi, Kâmil ∗∗∗
