İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 114 / 218
114

daha müdhiş olarak ahlâkta ve hayatta zulmetli bir anarşilik ve zulümlü bir dinsizlik fesâda ve ifsada başlıyor.

Risale-i Nurun şâkirdleri, böyle bir hâdisede manevî mücâhedeleri, inşâallâh zaman-ı sahâbedeki gibi az amelle, pek büyük sevâb ve âmâl-i sâlihaya medâr olur.

Azîz kardeşlerim, işte böyle bir zamanda, bu dehşetli hâdisâta karşı ihlâs kuvvetinden sonra bizim en büyük kuvvetimiz, iştirâk-i âmâl-i uhrevî düsturuyla birbirimize kalemler ile, herbirinin âmâl-i sâliha defterine hasenât yazdırdıkları gibi; lisânlarıyla, herbirinin takvâ kalesine ve siperine kuvvet ve imdâd göndermektir. Ve bilhassa fırtınalı tehâcüme hedef olan bu fakir ve âciz kardeşinize, bu mübârek şühûr-u selâsede ve eyyâm-ı meşhûrede yardıma koşmak, sizin gibi kahraman ve vefâdâr ve şefkatkârların şe'nidir. Bütün rûhumla bu imdâd-ı manevîyi sizden ricâ ediyorum. Ve ben dahi, îmân ve sadâkat şartıyla, Risale-i Nur talebelerini bütün duâlarıma ve manevî kazançlarıma, yirmidört saatte, iştirâk-i âmâl-i uhreviye düsturuyla, bazen yüz defadan ziyâde Risale-i Nur talebeleri ünvânıyla hissedar ediyorum.

Said Nursî ∗∗∗

► (099) ◄

Azîz, sıddık kardeşlerim!

Dün, Emin, bu havâliye gelen bir kolordu münâsebetiyle, istemediğim ve Rus’un harbe devamını bilmediğim hâlde; Rusya’nın Kafkasla ittisali kesilmesini söyledi. Ben, onun sözünü kesip susturduğum hâlde; kalbim ehemmiyetle bir alâka gösterdi.

Sonra, bugün namazda ve tesbihâtında iken, manevî tarzda denildi ki: Küre-i arzda çarpışan, mücâdele eden cereyanlardan her hâlde birisi İslâmiyete ve Kur'âna ve Risale-i Nura ve mesleğimize tarafdâr olacak; bu noktadan ona karşı bakmak gerektir. Bakmamak için bir-iki mektûbda yazdığım sebebler çendan kalbe, akla kâfîdir; fakat meraklı ve hevesli olan nefse kâfî gelmiyor diye kalbime geldi.

Aynen tesbihâtta ihtar edildi ki, ehemmiyetli sebebi ise: Bakmakta bir tarafa tarafgirlik hissi uyanır, tarafgir nazarı, tarafdâr olduğu taraf cereyanın kusurunu görmez, zulmüne rızâ gösterir; belki alkışlar. Hâlbuki küfre rızâ, küfür olduğu gibi, zulme râzı olmak dahi zulümdür.

Elbette zemin yüzünde bu dehşetli düelloda semâvâtı ağlatacak zulümler ve tahribât oluyor. Çok masûm ve mazlumların hukukları

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.