İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 142 / 218
142

► (109) ◄

Azîz, sıddık kardeşlerim!

Bu Ramazan-ı Şerîfte âfâka bakmamak ve dünyayı unutmaya çok muhtaç olduğum hâlde; maatteessüf, dünyaya ara sıra bakmaya bizi mecbur ediyorlar. İnşâallâh, bu bakmakta niyetimiz hizmet-i îmâniye olduğundan; o da bir nev'i ibâdet sayılır.

Evet, size iliştikleri gibi, bize de ayrı ayrı sûretlerde tecâvüzlerini ihsâs ediyorlar. Fakat, Cenâb-ı Hakk’a şükür ki, onların tecâvüzleri, aksü'l-amel nev'inde, Risale-i Nurun fütûhâtına yardım ediyor. İstanbul’daki ihtiyar adamın i'tirâzı münâsebetiyle kahraman Nazîf yazıyor ki; o i'tirâz, Risale-i Nurun İstanbul’da fütûhât yapmaya ve parlamaya vesile oldu. Ve bize karşı başka cihetlerde küçücük tecâvüzler de öyle netice veriyor. Fakat şimdi, bîçâre bazı hocaları ve sofuları Risale-i Nura karşı bir çekinmek, bir soğukluk vermek için hiç hâtıra gelmeyen bir vesileyi bulmuşlar. Şöyle ki:

Diyorlar: “Said, yanında başka kitapları bulundurmuyor, demek onları beğenmiyor. Ve İmâm-ı Gazâlî’yi de (R.A.) tam beğenmiyor ki; eserlerini yanına getirmiyor.”

İşte bu acîb, mânâsız sözlerle bir bulantı veriyorlar. Bu nev'i hileleri yapan, perde altında ehl-i zındıkadır; fakat, sâfdil hocaları ve bazı sofuları vâsıta yapıyorlar.

Buna karşı deriz ki: Hâşâ, yüz defa hâşâ! Risale-i Nur ve şâkirdlerinin bir üstadı olan Hüccetü'l-İslâm İmâm-ı Gazâlî ve beni, Hazret-i Ali ile bağlayan yegâne üstadımı beğenmemek değil, belki bütün kuvvetleriyle onların takib ettiği mesleği ehl-i dalâletin hücumundan kurtarmak ve muhâfaza etmektir.

Fakat, onların zamanında bu dehşetli zındıka hücumu, erkân-ı îmâniyeyi sarsmıyordu. O muhakkìk ve allâme ve müçtehid zâtların asırlarına göre münâzara-i ilmiyede ve diniyede istimâl ettikleri silâhlar hem geç elde edilir, hem bu zaman düşmanlarına birden galebe edemediğinden Risale-i Nur Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyândan hem çabuk, hem keskin, hem tam düşmanların başını dağıtacak silâhları bulduğu için, o mübârek ve kudsî zâtların tezgâhlarına müracaat etmiyor. Çünkü, umum onların merci'leri ve menba'ları ve üstadları olan Kur'ân, Risale-i Nura tam mükemmel bir üstad olmuştur. Ve hem vakit dar, hem bizler az olduğumuz için vakit bulamıyoruz ki, o nurânî eserlerden de istifade etsek.

Hem Risale-i Nur şâkirdlerinin yüz mislinden ziyâde zâtlar, o kitaplarla meşguldürler ve o vazifeyi yapıyorlar. Biz de, o vazifeyi onlara

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.