Risale-i Nura hizmet etmesi, yeniden Abdurrahman dünyaya gelmiş kadar beni müferrah etti.
Aras Atabey’de, eskide, Lütfi, Zekâi gibi iki kıymetdâr şâkirdlerin yerlerini boş bırakmayan, Aras kahramanları olan Tâhir ve Abdullâh Çavuş’un Risale-i Nura hizmetleri, Aras hakkında endişelerimi tamamen izâle etti.
İsmail oğlu Hüseyin’in hastalığı beni müteessir etti. İnşâallâh tam bir Lütfi olacak, çok da hizmet edecek.
Sizlerin buraya gelen mektûblarınız, kısmen tensîkle lâhikaya dercediliyor. Size bu defa mahrem sırr-ı ﴾ اِنَّٓا اَعْطَيْنَا ﴿ da istihrâc-ı gaybîdeki mücmel hakikate dair birden kalbe ihtar edilen bir fıkra ile Tesettür Risalesine hâşiye gönderiyoruz.
Bu şühûr-u selâse, seksen küsûr sene bir ömrü kazandırıyor. Elbette sizler gibi mücâhidler onu kazanmaya çalışacaksınız. Cenâb-ı Hak herbir gecesini sizin hakkınızda Leyle-i Mi'râc ve Leyle-i Berât ve Leyle-i Kadir kadar kıymetdâr eylesin, âmîn. ∗∗∗
► (050) ◄ Ehemmiyetli Fakat Bir Derece Mahremdir
EHEMMİYETLİ FAKAT BİR DERECE MAHREMDİR
Azîz kardeşlerim!
Mahrem, sırr-ı ﴾ اِنَّٓا اَعْطَيْنَا ﴿ da, cifirle istihrâcım aynen, Münâzarât Risalesi’nde, “Bir nur çıkacak ve göreceğiz.” diye gaybî müjdeler gibi, ilhâmî ve hak bir hakikati fikrimle olan tatbikatımda bir kusur vardı. O kusur, beni düşündürüyordu. Münâzarât ve Sünûhât gibi risalelerdeki müjde-i nuriye ile Risale-i Nur tam halletti. Geniş dâire-i siyâsiye yerine, yüksek bir dâire-i nuriye ile o kusuru izâle ettiği gibi ﴾ اِنَّٓا اَعْطَيْنَا ﴿ sırr-ı mahreminde, oniki, onüç sene sonra “İslâmiyete darbe vuranların başlarında öyle müdhiş bir patlayış olacak ki, kıyâmete kadar unutulmayacak.” meâlindeki istihrâc-ı cifrî çok geniş bir dâirede olduğu hâlde, nur müjdesi sırrının aksine olarak dar bir dâirede ve hususî bir hükûmette tatbik etmek sûretiyle, fikrim o geniş dâireyi ihâta edemeyerek o hakikatin sûretini değiştirmiş. Hâlbuki o istihrâcın gösterdiği aynı tarihte, o rejimin müessisi ve başı dünyadan göçtü, darbesini yedi. Ve aynı senede, perde altında bilinmeyen ve küre-i arzın ekserini ve nev'-i beşerin kısm-ı a'zamını istibdâdı altına alan bir müdhiş cereyanın düğümü ve düğmesi ve ma'nen binler başından bir başı ve en müdhişi olan o göçüp giden adam tokat
