ne vakit Risale-i Nurun fâtihâne intişarına kavuşacak diye bilmek istiyorum. Onlara da selâmımı tebliğ ediniz.
Şimdi, bundan on dakika evvel, cesurca, fakat kalemsiz iki adam, Risale-i Nur dâiresine biri birisini getirdi. Onlara dedim ki: “Bu dâirenin verdiği büyük neticelere mukâbil, sarsılmaz bir sadâkat ve kırılmaz bir metânet ister. Isparta kahramanlarının gösterdikleri hàrikalar ve cihan-pesendâne hidemât-ı Nuriyenin esâsı; hàrika sadâkatleri ve fevkalâde metânetleridir. Bu metânetin birinci sebebi; kuvvet-i îmâniye ve ihlâs hasletidir. İkinci sebebi; cesâret-i fıtriyedir.”
Onlara dedim: “Sizler cesâretle ve efelikle tanınmışsınız ve dünyaya ait ehemmiyetsiz şeyler için fedâkârlık gösterirsiniz; elbette Risale-i Nurun kudsî hizmetinde ve cihana değer uhrevî neticelerine mukâbil, merdâne ve fedâkârâne cesâret ve metânet gösterip sadâkatinizi muhâfaza edersiniz” dedim. Onlar da tam kabûl ettiler. ∗∗∗
► (094) ◄
Azîz, sıddık kardeşlerim ve Hizmet-i Kur'âniyede kuvvetli arkadaşlarım!
Bu defa kahraman Tâhir’i umumunuz nâmına gördüm ve onda, bir Lütfi, bir Hâfız Ali, bir Husrev ve bir Said (fakat genç Said) müşâhede ettim. Cenâb-ı Hakk’a çok şükrettim. Bu defa onun kokusunu alıp, o daha gelmeden benim yanıma gelen komiser ve taharrî adamları münâsebetiyle, benden, talebeler tarafından suâl edilen bir mes'ele; belki size de bir fâidesi var diye gönderildi. ∗∗∗
► (095) ◄ Dâimî Hizmetinde Bulunan Risale-i Nur Şâkirdleri Tarafından Edilen Bir Suâle Cevaptır
DÂİMÎ HİZMETİNDE BULUNAN RİSALE-İ NUR ŞÂKİRDLERİ
TARAFINDAN EDİLEN BİR SUÂLE CEVAPTIR
Suâl: Bu kadar zaman hizmetinizde bulunuyoruz. Dünyaya, hayat-ı ictimâiyeye ve siyasete dair bir alâkanızı, merakınızı görmedik. Dâima îmân ve âhiret dersinden başka bir meşgalenizi görmüyoruz. Öyle anlamışız ki, bu onsekiz senedir vaziyetiniz böyle imiş. Nedendir ki; Isparta’da hiçbir şey yokken memleketi heyecana getirip sizi mahkemeye verdiler. Ve yüz arkadaşınızı, dört ay mahkeme tahkîkatı neticesinde dünya ile, siyaset ile alâkaya dair hiçbir şey bulamadılar. Yalnız kendilerini ve mahkemelerini ebedî mahcûb edecek bir bahâne buldular ve yüzden, yalnız beş-on adama beş-altı ay ceza verdiler.
