Şeb-i firkatte ağlayan göz için,
Râh-ı aşkında sürünen yüz için.
Risale-i Nura ve Üstada ve İslâma zafer ver yâ Rabbî!.. Âmîn!
Ey Risale-i Nur! Seni söndürmek isteyen bedbahtların necm-i istikbâli sönsün. İzzet ve ikbâli ve şân ü şerefi aksine dönsün. Sen sönmez ve ölmez bir nursun.
Boyun bâlâ, gözün şehlâ, gören mecnûn seni leylâ.
Sözün ferşte, gözün Arşda, gönül meftûn sana cânâ.
Nikabın nur, nigâhın nur, kitabın nur senin ey nur!
Bağın Nursî, huyun mûnis, özün İdris ferd-i yektâ.
Açılmış gül, öter bülbül, yüzünde var zarîf bir tül.
Yazılmış üstüne nurdan “قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰى ”
Sana canın fedâ etmez mi senden hem görenler hak,
Sözün hak, hem özün hak, hem mesleğin hak, hem makamın Kâbetü'l-ulyâ.
﴿ يُرِيدُونَ لِيُطْفِؤُا نُورَ اللّٰهِ بِاَفْوَاهِهِمْ وَاللّٰهُ مُتِمُّ نُورِهِ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ ﴾
Üstadım Efendim Hazretleri!
Ben, bu yazıları Risaleti'n-Nurun eli ve kalemi ve dili ile bu hakîr kalbime ondan sıçrayan küçük bir kıvılcım parçasıyla yazdım. Kabûlünü ve imdâd ve ilhâmın kesilmemesini ricâ eder ve hürmetle ellerinizden öper ve duâlarınızı beklerim efendim.
Duânıza muhtaç talebeniz
Hasan Feyzi
(Rahmetullâhi Aleyh) ∗∗∗
