İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 208 / 267
208

kahramanları da köylerde bulunduğundan; Feyzi’nin hizmeti bir derece hususî kalıyor. İnşâallâh, bir vakit tam muvaffak olurlar.

Kastamonu’nun Zehraları, Hâcerleri, Lütfiyeleri, Ulviyeleri, Necmiyeleri başka bir sahada (hanımlar âleminde) Nur hizmetinde Feyzi’ye arkadaşlık ediyorlar.

Feyzi’nin mektûbunda Risale-i Nur şâkirdlerinin teşebbüsüyle resmî Kur'ân mektebi açılıp, en evvel Nurun masûmları ve hususan Emin’in mahdumları en evvel mektebe girip, en evvel onlar Kur'ânı hatmederek kısmen hıfza başlamaları cihetinde, onları ve pederlerini ve oradaki şâkirdleri tebrik ediyoruz ve o masûmlara binler Bârekallâh deriz.

İki defa Nurun hizmeti için buraya kadar gelen kıymetli hemşiremiz Zehra’nın Medresetü'z-Zehrâ’nın, kağıt masrafına iki yüz lira vermesi, hanımlar kısmında da Husrevler, Feyziler, Ahmedler bulunduğunu gösteriyor.

Kastamonu’da, Hâfız İhsan’ın imzasıyla ve Nur kahramanlarından Hilmi Bey ve Emin’in müşterek mektûbunu aldım. Ben, bu iki eski ve kıymetli ve sarsılmaz ve metîn o kardeşlerime ve İhsânlara ve oradaki Nur şâkirdlerine çok hasretler ve iştiyaklarla selâm ediyorum. Ve hapiste, bizimle beraber ve bize hapiste çok hizmet eden İhsân nerededir, merak ediyorum.

Safranbolu havâlisi, hakikaten Mustafalar ve Ahmed Fuâd ve Hıfzı (R.H.) ve Rahmi gibi hàrika sadâkat ve alâkadarlıkla; Kastamonu’daki sekiz sene bizim Nur hizmetimizin akîm kalmadığını ve Safranbolu’da parlak bir Medrese-i Nuriye olacağını maddeten isbât ediyorlar. Bu defa Mustafa Osman’ın mektûbunda iki saat yakınındaki Karabük fabrikalar şehrinde bulunan yüzer genç ve işçilerde Nurlar fütûhât yapacağını bildirmekle ehemmiyetli bir müjde telâkki ediyoruz.

Nurun küçük kahramanlarından Mustafa Sungur ve Rahmi’nin güzel mektûblarında, onların köylerinde Ahmed Fuâd’ın ciddi gayretiyle ders vermesi; ve Eflani Nahiyesinin, Barla Nahiyesi gibi bir Medrese-i Nuriye hükmüne girdiğini ve ora ahâlisi iştiyakla Nurları dinlemesi; ve yeniden iki genç muallim daha eski yazı ile Nurlara girmesi; ve çocukların, hurûf-u Kur'âniyeyi öğrenmeye başlaması ile Risale-i Nurları da yazmağa girmeleri, büyük bir fâl-i hayırdır. Cenâb-ı Hak, o masûmları muvaffak etsin ve onların üstadları ve peder ve vâlidelerinden râzı olsun. Onlar, duâda, masûmlar dâiresine girdiler. Başta Ahmed Fuâd, Mustafa ve Rahmi olarak, Eflani Nahiyesini tebrik ediyoruz.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.