İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 175 / 267
175

O, bir cihette, ölmemiş; belki vazifesini acele bitirmiş, âlem-i berzaha istirahat için gitmiş, terhis edilmiş. Hâfız Ali ile beraber, ma'nen, şefâatleriyle ve bıraktıkları te'sirli Nur hakkındaki eserleriyle yardım ediyorlar; yine ma'nen Nura çalışıyorlar. Elbette manevî şehîd hükmünde olmalarından, Meyve’nin Onbirinci Mes'elesindeki İlm-i Nahiv talebesinin kendini medresede bildiği gibi; Hâfız Ali ile Nur hakikatlerinin müzâkeresi ve vefât eden Nurcuların dâiresinde meşgul olmalarını, merhamet-i İlâhiyeden kuvvetle ümîdvârız. İnşâallâh, Cenâb-ı Hak, onun vazifesini dünyada gördürecek Nur dâiresinde çok Hasan Feyzileri yetiştirecek. (Hâşiye) [^17]

[^17]: (Hâşiye) Bu merhum kardeşimizin Nura ait müteaddid vazifelerini tamamen görecek ve şâkirdlerin tensibiyle ve meşveretiyle intihâb edilecek bir yeni kahraman bulununcaya kadar o vazifeleri taksimü'l-a'mâl sûretinde herbir şâkird bir vazifesini yapmağa başlasın. Demirbaş Ali Osman, bu vazife Isparta'da sana düştü. Hem oradaki kardeşlerin meşvereti ile, onun yeri boş kalmamak için Nurla onun gibi çok alâkadar birisi, şimdilik Denizli Husrevi vaziyetini alsın. Ona hediye ettiğim takkeyi muhâfaza etsin tâ hakîki sâhib çıkasıya kadar.

Yalnız o mübârek kardeşimiz, benim gibi resmî ilâçlardan çekinmediği için bir sehivdir. Ben ondan ziyâde ızdırâbda iken, “Nurcuların duâsı yeter..” diye maddî ilâçları aramadım ve hastalık hakkında kimsenin fikrini alıp evhâm etmedim. O merhum kardeşimiz, bu noktada bana muvâfakate muvaffak olamamış. Nurlar hakkında parlak fıkralarında, bu bîçâre kardeşine kendini kurban etmeğe söz verdiğinden ve Nur vazifesini acele yapmasıyla istirahat âlemine gitti. Ben, hem onun akrabasını, hem Muharrem gibi kıymetli, ciddi talebelerini ve Denizli ve civarı Nurcularını tekrar tâziye edip, bizler gibi onlar da o merhumu hasenâtlarına hissedar ederek hasenât cihetinde ölmemiş gibi, defter-i hasenâtına haseneler yazdırsınlar diyerek umum onlara binler selâm ve ona binler rahmet deriz.

Râbian: Bir zaman bin kalemle Nurlara çalışan Sava kahramanlarından ve Nurun ehemmiyetli şâkirdlerinden Mustafa Yıldız'ın hüdhüd misâl kuşu “Hüdhüd-ü Süleymânî” nev'inde Nur işleri hakkında hàrika vaziyetleri göstermek acîb değil, çok emsâli var. Kuşların Nurlarla alâkadarlıkları, çok hâdiselerle tahakkuk etmiş.

Hapishânede, hakikaten şahsıma ve Nurcuların ittihâdına ve mahpusların Nurcularla tevâfukuna unutulmayacak derecede Hilmi ile hizmet eden ve memleketinde hapisten evvel ve sonra kahramanâne çalışan ve ismine tam mutâbık Sâdık Beyin, akrabasıyla, vâlidesiyle tebrikine ve benim nâmıma orada kurban kestiğine mukâbil, bin Bârekallâh ve Mâşâallâh deriz. Ve onunla Risale-i Nura hem talebe ve bize selâm gönderen Sâlih oğlu Osman’a hem selâm ederiz, hem Nur dâiresinde kabûl edildi deriz.

∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.