İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 146 / 267
146

Keçeli Salâhaddin, tam bir Abdurrahman’dır; kahramanlıkta babasından geri kalmak istemiyor. Bizi de ara sıra âdetimize muhâlif olarak dünyaya baktırıyor. Eğer o Amerikalı ehemmiyetli âlim bütün Risale-i Nuru istese ve neşrine söz verse, sizin meşveretinizle bir mükemmel takım ona vereceğiz.

Nazîf’in mektûbuyla beraber bir mütekâid efendinin vesveseye dair bir suâli var. Eğer o adamın ciddi olarak Nurlara alâkası varsa, böyle suâllere hiç ihtiyacı olmaz. Hikmetü'l-İstiâze Lem'ası’nı ve Yirmidokuzuncu Söz’ün melâike ve rûhânilerin vücûdlarına dair kısmını okusun. Onun mânâsız ve yüz yerde cevabı bulunan vesvesesi ise, zındık maddiyûnların şimdilik dehşetli vaziyetinden fırsat bulup bir aşılamalarıdır ki; o adam, ondan müteessir olmuş, o suâli sormuş. Ona selâm ederim. Risale-i Nur, onun her müşkülünü halledebilir. Hàlisâne, teslîmkârâne ona çalışsın, onu dinlesin.

Medrese-i Nuriyenin eski ve yeni kahramanlarından marangoz Ahmed’in mektûbu, üç-dört cihetten beni mesrûr ve minnetdâr eyledi. O medresenin baş talebesi nâmını verdiği Ahmed ise, hem şehîd Hâfız Ali’nin vazifesini yaptığını, hem Süleyman gibi kıymetli kardeşiyle ve küçük kerîmesiyle üç tane Asâ-yı Mûsa’yı yazmaları ve mübârek Hasan dayının hafîdi olması, beni meraktan kurtardı, hem çok memnun eyledi. Cenâb-ı Hak, ona şifâ ve onlara muvaffakıyet ve saâdet versin, âmîn... Âmîn...

Merhum Hâfız Mehmed’in iki kardeşi o merhumun vazifesini yapmaları ve Mustafa’nın yazısı, Husrev’in tatlı hattına mutâbık gelmesi, benim nazarımda, yeniden iki Hâfız Mehmed’i bulmuş kadar memnun oldum.

Kahraman Marangozun gayretiyle Göktereli Hatîb, Risale-i Nura üç oğluyla beraber talebe olup yazmaya başlamalarıyla; hem onları, hem marangozu, hem köylerini tebrik ederiz. Ve Marangozun onlara söylediği manzûmesini “Lâhika”ya geçirdik.

Atabeyli Alîl (kötürüm) Ali Osman’ın yazdığı uzun mektûbu ve Asâ-yı Mûsa Risalesi ve Nurların neşrinde cidden te'sirli çalışması ve Hizmet-i Nuriyede çok çalışkan Çilingir Ali ile ve dayısı Hasan’ın ona yardım etmesi ve mübârek hülyaları ve tevâfukları bizleri ferâhlandırdı. Eğirdir kasabasını bana ziyâde sevdirdi. Cenâb-ı Erhamürrâhimîn onlardan râzı olsun. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.