mahkeme kararıyla serbest bırakılmış ve Denizli’de oturmasına müsâade olunmuş iken, maatteessüf bu ihtiyar adam, az zaman sonra Denizli’den Afyon’a ve oradan da Emirdağı kazasına teb'id ve herhangi bir Türk kardeşiyle dahi temâstan men'edilmiş.
Sayın Beyim! Cumhûriyet serbestiyetinden, Teşkilât-ı Esâsiye Kanununun hürriyetinden mahrum kalan bu zavallı ihtiyar adam, her sûretle himâyeye lâyık, bakılmağa muhtaç, akraba ve taallukatı olmayıp sırf bir İslâm hükûmetin himâyesine muhtaç bir İslâm mütefekkiridir. Şâir-i meşhûr Âkif Bey merhumun rivâyetine nazaran, Mısır’ın en mâruf ulemâsından olan ve garbın müteaddid lisân ve felsefesine âşinâ bulunan Üstad-ı a'zam Abdülazîz Çâviş’in yirmi küsûr sene evvelisi El-Ehram Ceridesi’ ndeki Said hakkında yazdığı “Fatînü'l-Asr” başlıklı makalesini okuyan ve kendisiyle bizzat görüşen ilim adamları, bu zâtın fıtraten ilmî kudretini ve İlâhî mesleğini takdir edebilirler.
Sayın Beyim! Kürdlük sözüyle türlü hakarete hedef olan Molla Said, seciyeten takdire şâyân bir Türk âşıkı ve İslâmiyet hàdimidir (Hâşiye) [^10] . Bundan memleketimiz ictimâen zarar değil, ma'nen fâide görecektir. Ben, nâmus ve şerefim nâmına şehâdet ederim ki; Molla Said, kat'iyyen temiz bir adamdır. Onun için, sizin gibi milletin dâhilen idare ve mukadderâtına el koyan dirayetli zâtlardan insaniyet nâmına temenniyâtım şudur: Yanlış anlayışlı jurnalcilerin sözleriyle hürriyet ni'metinden, sâf hava teneffüsünden, herhangi bir Türk kardeşiyle görüşmeden mahrum kalan bu adamı, hükûmetin adâleti, makamınızın ehemmiyeti nâmına ve adl ve ihsân kaziyesine tevfîkan olsun, bu adam hakkında dahi adâlet ve kendisiyle de hiç olmazsa bir defa olsun hüsn-ü niyetle görüştükten sonra onun hakkında ibkà veya ifnâ kararını vermek lütfunda bulunursanız, elbette ehemmiyetli vazifenizi kanun dâiresinde îfâ etmiş olacağınızdan dolayı tarihçe-i hayatınıza takdire değer bir fâsıl derc buyurmuş, adâlet-perverliğinizi halka ve âcizleri gibi bacağı kesilmiş, köşede kalmış hür fikirli vak'a-nüvislere duyurmuş olursunuz efendim.
[^10]: (Hâşiye) Evet, herbiri yüze mukâbil binler Türk gençleri, masûmları, ihtiyarları, Risale-i Nura şâkird olmalarından, bu acîb asırda, Türk Milletinin Devlet-i Abbâsiye inkırâzından İslâm yardımına koşmaları gibi, bu şâkirdler dahi aynen koştular. Değil yalnız Said, belki bütün ehl-i hakikat tahsin eder, Türk'e dost olur.
Milliyetini, memleketini candan seven; teninde, kanında, Kürdlük, Arnavutluk, Boşnaklık kanı kokusu olmayan, Erzurum’un eski milletvekillerinden bacağı kesik
Yeşil Oğlu Mehmed Sâlih ∗∗∗
