İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 14 / 267
14

âlemi kazanmaktır. İnsanın i'tikàdı sağlam olmazsa, da'vâyı kaybeder. Hakîki da'vâ budur. Bunun haricindeki da'vâlara karışmak zararlıdır. Siyasetle meşgul olan, ehemmiyetli hizmetlerinden geri kalır. Hem de siyaset boğuşmalarına kapılanlar, selâmet-i kalbini kaybeder.” der.

3 ― Yirmialtıncı Lem'a’da “İhtiyar dünyada.. benim hakîki vazifem, neşr-i esrâr-ı Kur'âniyedir.” (Sahife: 45). Bu memleketle, hamiyet-i İslâmiye noktasından alâkadarım. Yoksa benim ne hânem var, ne evlâdım.” (Sahife: 59).

4 ― Yirmibirinci Lem'a’da kardeşlerine verdiği öğütlerden birinci düstur: “Amelinizde rızâ-i İlâhî olacak, maddî menfaat fikri olmayacak.” Bu yazılarda: “Ben, sofî değilim”, “Mesleğimiz tarîkat değildir” (Sahife: 8), “Hubb-u câh ve nazarı kendine celbetmek, rûhî bir marazdır. Buna gizli bir şirk denir.” “Eğer mesleğimiz şeyhlik olsaydı, makam bir olurdu; o makama çok namzedler olurdu. Mesleğimiz uhuvvettir. Kardeş kardeşe peder olamaz, mürşid vaziyetini takınamaz...” ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.