çiçekleri açması; (Hâşiye) [^15] elbette hàrika bir mu'cize-i rahmet ve bu memlekete hàrika bir kerâmet-i inâyet-i Rabbâniye ve Risale-i Nur talebelerine hàrikulâde bir ikram-ı İlâhîdir diye i'tikàd edip, Cenâb-ı Hakk’a hadsiz şükür ederiz.
[^15]:(Hâşiye) Ve herbiri (sadberk) olarak yani, herbir çiçekte yüz parça yaprak.
Marangoz Ahmed’in mektûbunda Dârıviran köyünün eski zamanın çalışkan talebelerini andıran fedâkâr talebeler, bizi ve eski zaman talebelerini tahassürle yâdeden medreseden yetişme, Risale-i Nur talebelerine derin bir sürûr verdi. Medrese-i Nuriyenin hanımlar talebeleri; evrâd-ı Kur'âniye ile duâlarıyla, evrâdlarıyla çalışkan kalemlere manevî yardımları çok güzeldir. Bu havâlideki hanımlara da tam bir ders olur. Cenâb-ı Hak, onlardan ve o medresenin umum talebelerinden ve üstadlarından ebeden râzı olsun.
Ahmed’in rüyası çok mübârek ve güzeldir. Hazret-i İsâ’nın (A.S.) kuvvetli sadâsını işitmek, İsevîlerden kuvvetli bir imdâd Hizbü'l-Kur'ân’a iltihak etmeye işâret olabilir.
İkinci Adam ve Mes'elesi: Risale-i Nur talebelerinden bir genç hâfız, pek çok adamların dedikleri gibi dedi: “Bende unutkanlık hastalığı tezâyüd ediyor, ne yapayım?”
Ben de dedim: “Mümkün oldukça nâmahreme nazar etme. Çünkü rivâyet var. İmâm-ı Şâfiî’nin (R.A.) dediği gibi, Haram nazar, nisyan verir.”
Evet, Ehl-i İslâmda, nazar-ı haram ziyâdeleştikçe, hevesât-ı nefsâniye heyecana gelip, vücûdunda sû-i istimâlât ile isrâfa girer. Haftada birkaç defa gusle mecbur olur. Ondan, tıbben kuvve-i hâfızasına za'f gelir.
Evet, bu asırda açık saçıklık yüzünden, hususan bu memâlik-i hârrede o sû-i nazardan sû-i istimâlât, umumî bir unutkanlık hastalığını netice vermeye başlıyor. Herkes, cüz'î, küllî o şekvâdadır. İşte, bu umumî hastalığın tezâyüdüyle, hadîs-i şerîfin verdiği müdhiş bir haberin te'vili ucunda görünüyor.
Fermân etmiş ki: “Âhir zamanda, hâfızların göğsünden Kur'ân nez'ediliyor, çıkıyor, unutuluyor.”
Demek bu hastalık dehşetlenecek hıfz-ı Kur'âna bu sû-i nazarla bazılarda sed çekilecek; o hadîsin te'vilini gösterecek.
لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا اللهُ
Üçüncü Adam ve Mes'elesi: Bizlerle pek çok alâkadar bir zât, çok defa dehşetli şekvâ ediyor ki: “Ben adam olamıyorum, gittikçe
