İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 36 / 218
36

müferrah ve serbestliğinden daha fazla ferâh ve sürûr ve serbest ve yaşayış tarzında sıhhat ve âfiyetle –Elhamdülillâh– mes'ûdâne imrâr-ı hayat eylemekte olduğumuzu ve Risale-i Nurun kudsî lütûf ve kerâmetlerine medyûn bulunduğumuzu itiraf ve tasdik ederiz.

Üstad Hazretlerinin me'zuniyet-i hususiyesiyle, Risale-i Nur nâmına neşriyat ve hakàik-ı îmâniye noktasında, bilhassa ibâdet ve namaz hakkında şahsımın câhil ve âciz, nâkıs, iktidarsız vaziyetim ile vâki olan ve olacak bulunan telkinât-ı diniyedeki kuvvetli iknâ ve müessir hitâbelerin âsâr-ı fiiliyesini aynen müşâhede ettiğimi; Üstadım Risale-i Nur nâmına kemâl-i fahirle, bir çok namazsız Müslümanları –Elhamdülillâh– namaza ve câmilere devama muvaffak bulunmak gibi kudsî hizmetlerin âsâr-ı fiiliyesinden, Risale-i Nurun büyük hàrika kerâmetinden tulû' ettiğini ve etmekte olduğunu tasdik ederiz.

Bu içinde bulunduğumuz Alman ve İngiliz harbinin bidâyetinden devamı müddetince hadsiz zındıka ve münâfıkların hiç yoktan sebebsiz olarak, şahsıma bir isnâdât olsun için, gerek münevver fikirli âlim ve gerekse câhil mülhid hemen hemen birkaç dostlarım müstesnâ, memleket halkı ve kudsî hizmetimden küstürmek için şeytan-ı aleyhi mâyestehık bütün memleket halkını iğfal ederek aleyhime tahrîk etmiş olacaktır ki; “Nazîf, muhâlif bir siyasetle İttihâd-ı İslâma tarafdâr eder, siyaset propagandası yapıyor” zihniyetini şiddetle aleyhimde, memleket halkına ve erkân-ı hükûmete kadar sirâyet ettiriyorlar.

Ve bütün şeytanların tecessüsleri tahrîk edilmiş. Güyâ aleyhtarlarım benden bir intikam almak hasebiyle gıyâbımda, hem müdhiş cereyanı şiddetlendirmek için kendilerince menfûr telâkki ettikleri “Almancı” nâmıyla hakaretlere ma'rûz bırakmaktan çekinmediler. Hâlbuki ben, Lillâhi'l-Hamd, Risale-i Nurun irşadıyla, hakàik-ı îmâniye ve Kur'âniyeyi bütün kâinâtın fevkınde gördüğümden ve i'tikàd ettiğimden değil küre-i arzdaki cereyanlara, belki bana verilse de, bütün dünya saltanatına da âlet edemem. Ben, yalnız hakikatçi ve îmâncı ve Kur'âncı Risale-i Nurun bir hàdimiyim. Kaç senedir bütün bu hücumlarıyla beraber, iki eser-i inâyet var.

Birisi: Risale-i Nurun neşriyatındaki hizmetime zarar verilmediği gibi fevkalme'mûl muvaffak olduk.

İkincisi: Her ne vakit şiddetli hücum edileceği zaman Üstadımızdan dikkat emrini alıyorduk. Hem de, Risale-i Nurun âşikâr bir kerâmetindendir ki, bin üçyüz ellidokuz (1359) sene-i Hicrî Ramazan-ı Şerîfin on veya onikinci günlerinde, Allah rahmet etsin, vefât eden kardeşlerimizden Hatîb Mehmed nâmındaki zât, Yirmialtıncı Lem'a olan İhtiyarlar Risalesini

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.