Birincisi: Eskiden beri, îmân kurtarmak zamanıdır dediğimiz ve ihtiyarım olmadan tekrar ile erkân-ı îmâniyeye dair bürhânlardan tahşidât-ı âzimeyi yaptığımız çok haklı ve lüzumlu olduğunu zaman gösterdi. Size, bir ay evvel manevî bir muhâverede Risale-i Nurun azîm tahşidâtına dair gaybdan gelen bir cevabı yazmıştım. Bazı zâtlar o fıkrayı Âyetü'l-Kübrâ risalesinin âhirine ilhâk ettiler.
İkincisi: Şamlı Tevfik kardeş! Senin mektûbun beni, derinden derine hem müteessir, hem müferrah eyledi. Sende bir hayırlı tahavvülât bulunduğunu ihsâs etti.
Merhum Hâfız Ahmed’in akrabasına benim tarafımdan tâziye ile beraber de ki: Bir-iki ay evvel birdenbire duâ ederken, en hàs akraba ve en hàlis talebelerin dâiresine Hâfız Ahmed girdi: “Benim de bu dâirede hakkım var” dedi gibi hissettim. Onu o hàs dâire içinde her vakit manevî kazançlarıma hissedar olmak için bıraktım ve öyle de kalacak inşâallâh. Ve anladım ki, ikiniz bidâyeten, beraber Risale-i Nura hizmetiniz içindir.
Barla’da bütün dostlara selâm.
Üçüncüsü: Sabri kardeş! Kıymetdâr Hulûsî’nin mektûbu hem Hulûsî’nin, hem Beşinci Şuânın ehemmiyetini ve kıymetlerini gösterdiğinden çok beğendim.
Evet, Beşinci Şuâ, umumun ve bilhassa ehl-i ilmin îmânlarını tashih edip kurtarıyor.
Hem sen, hem Husrev, Halîl İbrahim’den bahsediyorsunuz. O zât, Risale-i Nurun ehemmiyetli bir talebesi ve iktidarlı bir nâşiridir; hem hàslardandır. Sâbık hâdisemizden tam bir ihtiyat ve ciddi bir alâkadarlık dersini aldığı kanâatindeyim. Selâmımı ona ve rüfekasına tebliğ ediniz.
Dördüncüsü: Husrev kardeş! Senin mektûbun, benim meraklarıma (Hasan, Mustafa’lar gibi) bir şifâ ve arzularıma bir devâ (Mu'cizât-ı Ahmediye gibi) ve ümîdlerime bir ziyâ (Re'fet, Konyalı Sabri gibi) hükmüne geçti.
Hem, Risale-i Nurun muhterem bir talebesi ve hàs dâiresinde bulunan âhiret hemşirem vâlidenizin hastalığı ve ihtiyarlığı seni Isparta’ya celbi, hayırdır. Elbette sen ona, Hastalar ve İhtiyarlar risalelerini okumuşsun. O risaleler, benim bedelime onun keyfini sorup tesellî versinler.
Ben, oradaki talebeleri ve dostları duâ ile çok tahattur ediyorum. Onları unutamıyorum.
Umum kardeşlerime birer birer selâm ve duâ ediyorum.
Said Nursî ∗∗∗
