► (089) ◄ Birinci Ağır Ceza Mahkemesine
1952 de İstanbul’da görülen Gençlik Rehberi Mahkemesine
Ehl-i Vukûfa cevaben verilen i'tirâznâmedir
BİRİNCİ AĞIR CEZA MAHKEMESİNE
Risale-i Nur eczâlarından Gençlik Rehberinin tab'ı ve intişarı münâsebetiyle müellifi Bediüzzaman Said Nursî’nin mahkemeye verildiğini ve Gençlik Rehberinin mâhiyetini tedkik için bilirkişi nâmıyla hakikatleri tamamen tahrif ederek dinsiz ve İslâmiyet düşmanları mâhiyetinde mütâlaa edip suç mevzûu çıkaran ehl-i vukûfun raporunu okuduk.
130 parçadan müteşekkil îmân, ilim ve fazilet hazinesi hükmündeki Risale-i Nur Külliyatından bu Gençlik Rehberi bir cüz'ü olması ve Risale-i Nurdaki yüksek hakikatlere rûh ve canlarıyla bağlanarak o eserler hazinesini bu milletin maddî-manevî hayatında bir saâdet rehberi olduğunu isbât edip bildiğimizden, Rehberin aleyhindeki o bilirkişi isnâdlarını red ve ehl-i vukûfun vukûfsuzluklarını bütün kuvvetimizle yüzlerine çarparak ilân ve isbât ediyoruz. Ve mahkeme hey'etine arz ediyoruz ki:
Verilen ehl-i vukûf raporu, vatan ve milletin hayatına, tarihine, an'anesine, mukaddesâtına, kanununa tamamen yabancı, hâlihazır kanunlara iftira eden, hükûmeti tahkîr eden, bin yıllık bu milletin tarihini tezyif ile bütün bir millet ecdâdını tahkîr eden ve bugün bu vatanda yaşayan yirmi milyon kardeşlerimizin maneviyatına taarruz eden bir sû-i kasdın örneğidir. Mahkeme-i adâlet bunu nazar-ı itibara alması gayr-ı mümkündür.
İşte biz de, bilirkişi ismini alıp bu sû-i kasd vesikasını imza edenlere soruyoruz:
Bu millet, hâşâ, dinsiz midir? Bu millet yüz yıllar boyunca dinden ve îmândan hâşâ mahrum bir vaziyette en sefîh millet midir? Bu millet ve bu milletin parlak tarihini altınla yaldızlayan bir ecdâd, bütün hayatlarında dünyaya sefâhet ve dalâlet dağıtan küfür yolu üzerinde mi yürümüşler? İstanbul’u feth ile dünya hayatında yeni bir devir açan, şarka-garba Kur'ânın bayraktarlığı vazifesiyle nur-u hidayet, ilim ve fazilet saçan, Avrupa’ya hakîki medeniyeti ders veren ve İslâmî medeniyetin ziyâsıyla beşeriyeti aydınlatan ve koskoca bir tarih, onların kahramanlığıyla dolu olan Yıldırımlar, Fâtihler, Selimler ve Süleymanlar ve onların mensûb olduğu bir millet, yazdığının tamamen aksine olarak; maneviyatı sönmüş,
