► (014) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Halk Fırkası iktidar partisi iken Üstadımıza yapılan eşedd-i zulüm ile yüzer kanunsuz işkencelerinden birinci nümûnesi:
Zemin yüzünde bu asırdaki kadar misli görülmeyen bir zındıka cereyanının plânlarıyla Üstadımıza yirmibeş senedir istibdâd-ı mutlak ile yapılan zulmün bir nümûnesi şudur ki: Nefes almak üzere kapalı araba ile kırlara gitmek için dışarıya çıktığı zaman, buranın büyük bir memuru kıyafetine ilişmek istemiş. Bu beş cihette kanunsuz ve beş vecihle vicdânsızlık olan hadsiz cür'etkârlığa karşı deriz ki:
Pâdişahın küçük bir tahakkümüne tahammül edemeyen ve Meşrûtiyet ilânında ve Dîvân-ı Harb-i Örfî’de mahkeme reisi Hurşid Paşaya ve mahkeme âzâlarına cevaben:
“Eğer Meşrûtiyet bir fırkanın istibdâdından ibaret ise; bütün ins ve cin şâhid olsun ki, ben mürteciyim. Şerîatın bir tek mes'elesi uğrunda bin rûhum olsa fedâya hazırım” diyen ve Meclis-i Meb'ûsânda Mustafa Kemâl’e karşı: “Namaz kılmayan hâindir, hâinin hükmü merduttur.” Söyleyen ve İslâmî kıyafeti kat'iyyen ve asla tebeddül etmeyen ve kıyafetine ilişmek isteyen ve sonra kendi kendini öldürmekle tokadını yiyen Nevzat isminde Ankara vâlisine: “Bu sarık bu başla beraber çıkar.” tarzında konuşarak boynunu göstermesiyle dokunulmayan bir zâta; hem Isparta, hem Eskişehir, hem Denizli Mahkemeleri dahi başını açtırmadıkları ve –son Afyon Mahkemesi müstesnâ– binlerce halk ve yirmi polislerin bulunduğu sıralarda bile başını açması ihtar edilmediği ve münzevî olduğu hâlde; o düşüncesiz memurların mânâsız ihanet için müdâhale niyeti, doğrudan doğruya anarşilik hesabına vatan ve millete tehlike getirmeğe çalışmaktır. Ve bütün bütün kanunsuz olmakla beraber.. senelerden beri emsâline rastlanmamış, bir ferâğat-i nefis ve fedâkârlıkla en ağır şerâit altında yüzotuz parçadan müteşekkil muazzam ve hàrika eser külliyatıyla vatan ve milletin manevî kurtuluşunu te'min eden böyle bir zâta bu tarzda ilişmek, elbette millet ve gençliğin mahv u perîşan olmasına gayret eden gizli vatan düşmanlarına yardım etmek ve âlet olmaktır. Afyon’da bir-iki mütemerrid, bir zındık masonun iştirâk ve teşvikiyle, o insanın bu tarz ihanet etmek fikrine; hiçbir ihaneti kabûl etmeyen Üstadımızın tahammül etmesinden ve ehemmiyet vermediğinden şu hakikati kat'iyyen anladık ki: Bu vatan ve millete kendi yüzünden bir zarar gelmemesi için haysiyetini, şerefini, nefsini, rûhunu, rahatını dahi fedâ etmiştir.
Konyalı Zübeyr ∗∗∗
