İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 25 / 218
25

Hakikat bu merkezde iken ve şimdi eski hükûmete binler hakaretli neşriyatlar, bütün hürriyetle devam ederken ve dört yüz sahifelik gayet hak ve hakikatli bir mecmuanın iki sahifesinde bir âyetin tefsirini, garaz ve bahâne ile medâr-ı mes'ûliyet yapıp o mecmuanın imha cihetine gidilmesi, doğrudan doğruya eski zâlim parti hesabına şu maksada mâtuftur ki; yüzbinlerle Nur talebelerini Demokratlar aleyhine çevirip, Demokrat Partisinin sessiz, sedâsız, gösterişsiz, fakat dindarlıklarıyla gayet muhkem bir istinâdgâhını yok etmek ve Demokrat hükûmetini yıkmaktır. Bu müdhiş ve şeytânî plânın akîm kalması için zât-ı àlînize ehemmiyetle ihbar eder ve hürmetlerimizi arzederiz.

Üniversite Nur Talebeleri Nâmına

Yûsuf Ziya Arun ∗∗∗

► (026) ◄ Büyük Doğu’nun yirmidokuzuncu sayısında; “Lozan’ın İçyüzü” diye yazılan makaleden

[Berây-ı ma'lûmât size gönderildi.]

Büyük Doğu’nun yirmidokuzuncu sayısında; “Lozan’ın İçyüzü” diye yazılan makaleden.

İngiliz murahhas hey'eti reisi Lord Gürzon, nihâyet en mânidâr sözünü söyledi. Dedi ki:

“Türkiye İslâmî alâkasını ve İslâmı temsîl rolünü kendi eliyle çözer ve atarsa, bizimle hulûs birliği etmiş olur ve Hıristiyan dünyasının hürmet ve minnetini kazanır; biz de kendisine dilediğini veririz.”

Lozan’da Türk murahhas hey'eti başkanı bulunan ve henüz hakîki kasıtları anlayamayan İsmet Paşa, bir aralık bütün Hıristiyan emellerinin Türkiye’yi mâzisindeki rûh ve mukaddesâtı kökünden ayırmak olduğunu sezdiği hâlde, şu gizli ivaz ve te'minâtı veriyor ve diyor ki:

“Eskiden beri kökleşmiş ve köhne engellerden... Yani an'ane-i İslâmiyetten kurtulmak hususunda besledikleri –yani İsmet’in beslediği– azmin, inkâr edilmez delilidir.”

Harfi harfine iktibas ettiğimiz bu sözlerle, Türk başmurahhasının, yani İsmet’in, eskiden kökleşmiş ve köhne olmuş engellerden kurtulmak hususunda Türk milletine beslediği kat'î azîmle ne kasdettiğini ve bunu hangi maksad altında İslâmiyet düşmanlarına ivaz diye takdim ettiğini sormak lâzımdır.

Konferansın birinci defasında Türk başmurahhası, bizzat karar vermek vaziyetinde olmadığı ve büyüğüne, yani Mustafa Kemâl’e bildirmek zorunda olduğu için, memlekete dönüyor; kendisini Haydarpaşa’dan

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.