İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 191 / 218
191

► (137) ◄

[Bazı gazetelerde çıkan yalanlar hakkındaki bir tekzîbi berây-ı ma'lûmât gönderiyoruz.]

Bazı muhâlif gazeteler, Risale-i Nur talebelerine tekrar “tarîkat kurmuşlar” ittihamını yaptıklarını gördük. Bunun hakikatle hiçbir alâkası yoktur. Bu husus Risale-i Nur da'vâsını gören 10’a yakın Ağır Ceza Mahkemesinin kat'iyyet kesbetmiş kararlarıyla sâbittir.

Hem tarîkata dair en küçük bir emâreye vaktiyle müsâdere edilip sonra bilâ-kayd u şart sâhiblerine iâde edilen Risale-i Nur kitapları ve mektûbları arasında tesâdüf edilmemiştir. Bil'akis Üstadımız Said Nursî’nin mektûblarında ve müdafaalarında kat'î bir lisânla beyân ettiği: “Zaman tarîkat zamanı değil, îmânı kurtarmak zamanıdır. Tarîkatsız Cennete giden pek çok, fakat îmânsız Cennete giden yoktur” ifâdesi mevcûddur.

Bu sarâhate ve bütün mahkeme ve müddeiumumîlerin otuz seneden beri tarîkat hususunda en küçük bir delile tesâdüf edememelerine mukâbil, dini ortadan kaldırmak isteyen ve bugünkü İslâmî inkişafı bir türlü hazmedemeyen, dine lâkayd hattâ aleyhindeki bir gürûh Hakikat-i İslâmiyete tarîkat nâmını verip kendi efkârları lehine bu vatanda bir zemin ihzar etmek peşindedirler. Elbette her defasında olduğu gibi, gizli dinsizlerin entrikaları ile, plânları ile ihdâs edilen bu vâkıa, bu vatan ve milletin lehine olarak tecellî edecektir. Ve Aydın ve Nâzilli mahkemeleri de adâletli seleflerine ittibâen Nur şâkirdlerini tebrie edeceklerdir.

Risale-i Nurun bütün vatan sathında ve hattâ Âlem-i İslâm ve Avrupa’nın pekçok yerlerinde hüsn-ü kabûle mazhar olması ve Türkleri, Âlem-i İslâmla eski ittihâda muvaffak edecek bir dünyevî semeresi Nur şâkirdlerinin niyetlerinde olmadan netice vermesi ve hükûmetin bizzat İslâmiyete, dine, vicdân hürriyetine tam kıymet verip eski hükûmetin tahribâtlarını tamire çalışması ve mukaddesâta tecâvüz edenlerin tenkili hakkında bir kanun çıkarmağa teşebbüsü gibi müsbet ve ferâhlatıcı pekçok hâdisâtın aynı ânında o asılsız mes'elenin ihdâsı, hükûmetin ve İslâmiyetin aleyhinde olanların mahsulü olduğunda asla şübhe etmiyoruz.

Yalanlarının birkaç delili de şunlardır:

Üstadımız Said Nursî için “Bir şah ve bir pâdişah gibi yaşamakta ve gelen yardımlarla geçinmektedir” diye o vicdânsızlar apaçık bir iftirada bulunmuşlardır. Said Nursî, amcasının çorbasını dahi içmemiş olup, hayatında kimsenin minneti altında kalmayıp, beş bin lira hediyeye beş para değer vermeden red ve iâde eden, hayatındaki istiğnâ düsturunu en

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.