İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 35 / 218
35

► (037) ◄

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ

[Mahkeme-i Kübrâ’ya Şekvâ ve Müdafaâtın bir hâşiyesidir.]

Azîz, Sıddık Kardeşlerim!

Bu meâlde adâlet-perver Demokratlara istid'a yazabilirsiniz. Hastayım; siz nasıl münâsib ise öyle yapınız. Avukatımızdan, bir gün evvel aldığımız mektûbda “Kitaplarımızın suç mevzûu olan ve olmayanlarını tefrik etmeye çalışıyorlar” diye haber verdi. Şimdiye kadar yaptıkları gibi yine hiçbir kanuna uymayan bir tarzda, binler kelime içinde bir risalede bir tek kelimeyi bahâne edip suç mevzûu yapmak, o risaleyi vermemek sûretiyle Nurların intişarına garazkârâne mâni olmak fikriyle, hem kararnâmelerini Mahkeme-i Temyizce bütün bütün bozan o kararnâmede suç mevzûu gösterdikleri, bizim aleyhimizde olmadığı hâlde müddeiumumînin iddianâmesine karşı hatâ-savâb cetvelinde seksenbir hatâsını ve garazkârlığını kat'î isbât ettiğimiz hâlde, şimdi aynı garazkârlıkla dörtyüz sahife Zülfikàr Risalesini; birkaç satır tesettür ve irsiyet hakkındaki, yüzbin tefsirin aynı mânâyı söylediklerine binâen otuz-kırk sene evvel yazılan cümlelerini suç mevzûu yapıp o mecmua-yı azîmeyi müsâdere edip bize vermemek, dünyada hangi kanun buna müsâade eder?

Hem Afyon Mahkemesindeki eserler –tekrârât-ı Kur'âniye ve melekler hakkındaki iki parçacık müstesnâ olarak– bütün eserler iki sene ellerinde kalarak hem Denizli, hem Ankara Ağır Ceza Mahkemesi berâetine karar vererek içinde suç mevzûu bulamadıkları ve bize iâde etmeğe karar verdikleri ve aynı eserler Isparta Hükûmetinin bir vakit müsâdere ile tamamen eline geçtiği hâlde, tamamıyla sâhiblerine iâde ettikleri ve sonra da Zülfikàrla Asâ-yı Mûsa’yı ruhsatsız eski yazı ile neşir bahânesiyle dört seneden beri müsâdere edip aynen hiçbiri zâyi' olmadan yüzyetmiş aded mecmuada bir suç mevzûu bulamadıkları için bizlere tamamen iâde ettikleri ve bizim en mühim suçumuz olarak gösterdikleri eski partinin bir kısım şeflerine hakikat nâmına i'tirâzımızın yüz misli ziyâde şimdiki dinî mecmualar, resmî cerideler aynı i'tirâzı şiddetle vurdukları hâlde, Risale-i Nurun bir mahrem parçası şimdiki zaman, tamamıyla ta'yin ettiği bir hadîsin hakikatini tefsir bahsinde şeflerin başı Lozan muâhedesinde hiçbir zaman hiçbir Müslüman hakîki Türk’ü, hiçbir Nasrâniyete ve Yahudîliğe ve başka dine girmeyen ve İslâm kahramanları olan Türkleri Protestan yapmağa ma'lûm hahambaşı ile ittifak ederek re'y veren o adam, bütün Ulemâ-yı İslâmın “Cevâzı yok” diye ittifakan hükmettikleri hâlde, on cihetle kanunlarla onu bütün bu vatandaki masûm Müslümanlara cebren giydirdiği ve tarih-i beşerde bu çeşit mânâsız acîb bir cebr-i

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.