İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 208 / 218
208

zulüm etmemek için, Risale-i Nur îmân hizmetiyle beraber âsâyişi tamamıyla te'min edip herkesin kalbinde fenâlığa karşı bir yasakçı bırakıyor. Ben de bin rûhum olsa, Kur'ânın bu kanun-u esâsiyesine fedâ ettiğimi tarihçe-i hayat isbât ediyor ve meydândadır. Ve mahkemeler de kabûl etmişler.

Hattâ tezâhüre bir riyâkârlık, bir hodfürûşluk, bir enâniyet mânâsını verip halklarla görüşmeyi de terk ettiği ve Rahmet-i İlâhînin ihsânı ile sesi de kesilmiş ki, dostlarla görüşmeye mecbur olmasın ve hatırları da kırılmasın.

Said Nursî ∗∗∗

► (148) ◄

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا

Gayet şiddetli hasta Üstadımıza mühim, resmî bir zâttan bir mektûb geldi. Diyor ki: “Tarihçe-i Hayat’ın neşrolunmaması için eski partinin mühim adamları, büyük bir tâviz ile eski partinin bazı memurlarını bu hatâya sevketmişler...”

Üstadımız da dedi ki: “Bu Tarihçe-i Hayat’ ın en mühim kısmı üç defa Sebilürreşâd tarafından, dört defa da otuz kırk seneden beri hem eski harf, hem yeni harf ile neşredilmiş ve içindeki müdafaât parçaları da müteaddid mahkemelerin huzurunda okunmuş ve resmen de neşredilmiş. Yeni olarak, Medine-i Münevvere gibi haric yerlerden bir-iki âlim zâtın, izâh ve teşekkür nev'inden birkaç hakikatli mektûbları var. Onun için mahkemelerin resmen bunlara ilişecek hiçbir ciheti yok.

Sâniyen: Risale-i Nur, kırk elli senede bütün ehl-i siyasetin tazyîkatı altında tek başına Âlem-i İslâmda hàrika bir tarzda neşrolduğu hâlde, şimdi milyonlar nâşirleri varken değil eski bir parti, dünya toplansa ona karşı bir sed çekemez, mümkün değil. Belki bir ilânnâme hükmüne geçer. Onun için, Nur talebeleri müteessir olmasınlar...

Sâlisen: Hem eski partinin bana karşı zulümlerini helâl ettiğim, hem Kur'ânın bir kanun-u esâsiyesi olan ﴾ وَلاَ تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى ﴿ yani, ‘birisinin hatâsı ile başkası, partisi, akrabası mes'ûl olmaz, olamaz’ diye, hem Anadolu, hem vilâyet-i şarkıyede Risale-i Nurla neşredildiği sebebiyle, âsâyişe tam kuvvetli bir tarzda hizmet edilmiş. Demek bir manevî zâbıta hükmünde herkesin kalbinde bir yasakçı bırakıyor. Bu noktaya binâen, Risale-i Nur eski partinin dört-beş hatâsını yüz derece ziyâdeleştirmeye

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.