İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 209 / 218
209

mânidir. Yüzde beş adamın hatâsını doksan beşe de verip yirmi-otuz derece ziyâdeleştirmemiş. Onun için umum o partinin ekserîsi iktidar partisi kadar Risale-i Nura minnetdâr olmak lâzımdır. Çünkü, bu dersi, bu Kanun-u Esâsiye-i Kur'âniyeyi Risale-i Nur ders vermeseydi, o beş adamın hatâsı binler adamı da hatâkâr yapardı.

Râbian: Kat'iyyen tahakkuk etmiş ki: Risale-i Nur hàriçten hücum eden küfr-ü mutlaka karşı bu milleti ve Âlem-i İslâmiyeti muhâfaza edecek Kur'ân-ı Hakîmin mu'cize-i maneviyesinden bir derstir ki, dinsiz feylesoflardan hiçbirisi ona karşı mukàbele çaresi bulamadılar. Kat'iyyen haber aldık ki: Hàriçte bazı yerde bir milyon gençler ‘Müsâlemet-i umumiyeyi te'min edecek Risale-i Nurdur’ demişler. Sulh-u umumî tarafdârı Almanya ve Amerika gibi bazı ecnebîlerin de Risale-i Nuru tercümeye başladığını haber aldık.

Hâmisen: Eğer resmî adamlar bazı yeni kanunlara yanlış mânâlar verip bir-iki satırına ilişseler benim bedelime deyiniz ki: ‘Bir adamın hatâsı ile yirmi bin komşusu cezalandırılır mı, hapsedilir mi? Dünyada böyle hükmeden hiçbir kanun var mı?’ İşte her sahifesi yirmi satır olan beş yüz sahifelik bir kitabın bir satırında bir adama şiddetli tokat vurmuşsa: Evvelâ, isim muayyen değil, orada mes'ûliyet yok... Şâyet olsa da, sansür gibi o satır silinir. O kitabı müsâdere etmek, onbin adamı hapse sokmak gibi kâinâtta işitilmemiş bir kanunsuzluk, bir zulüm olduğu gibi; öteki yirmi bin satırlar şimdiye kadar yirmi bin adamın îmânını kuvvetlendirdiği cihetle yirmi bin hasene ve iyilik olduğundan elbette o hatâyı ve seyyieyi affettirir...

Ben şiddetli hasta olmasaydım daha konuşacaktım. Siz hizmetkârlarım tashih ve ıslah edersiniz. Hattâ münâsib görseniz, ma'nen polislerin bir vazifesini gören Risale-i Nurun âsâyiş hizmetinde polislere büyük bir kuvvet olan derslerine polisler herkesten ziyâde tarafdâr olmak lâzım gelirken, şimdi resmen taharrî memuru sûretinde polislik aleyhinde olan bu hizmeti polislere vermeye rûhum râzı değil. Onlara umumen hakkımı helâl ettiğimi söylersiniz.

Sâdisen: Şiddetli bir teessüfle Leyle-i Mi'râc vaktinde Mi'râc-ı Şerîf, Şühûr-u Selâse hürmetine vesile beklerken, Tarihçe-i Hayat hasebiyle taharrî hâdisesi şiddetli bir keder verdi. ‘Sadaka belâyı def'eder.’ meâlindeki hadîs-i sahîhin hükmüyle, Risale-i Nur Anadolu için belâları def'eder bir sadaka hükmüne geçtiği; ona berâetler ve serbestiyetler verildiği zaman belâların def' edilmesi, ona hücum edildiği zaman belâların gelmesi yüz hâdisesi var ki, bazen zelzele ve fırtınalarla kaydedildiği gibi, bu defa da hayatımda görmediğim tahte's-sıfır onsekiz dereceye yakın bir soğuk, taarruz ve taharrînin aynı vaktinde geldi.”

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.