► (038) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Benim Abdurrahman’ım ve küçücük bir Husrev nâmını alan Ceylan, vazifesini iki-üç yerde tam yaptı, geldi. Şimdi daha büyük bir vazife için Ankara’ya Sungur gibi bir vekilim olarak gönderiyorum.
Sâniyen: Bazı zâtların mektûblarını berây-ı ma'lûmât size gönderdim.
Sâlisen: Benim Sözler Mecmuasından ve İnebolu’dan gelen yeni harf Tarihçe-i Hayat ve eski harf Cevşenden bana gönderilecek nüshaların mukâbili size ne kadar borcum olabilir, bildiriniz.
اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Kardeşiniz
Said Nursî ∗∗∗
► (039) ◄
Azîz, Sıddık Kardeşim Osman Nuri!
Mâdem Cenâb-ı Hak, senin kudsî niyet ve ihlâsınla Ankara’da en mühim genç Saidleri, senin etrafına toplatmış. Mâdem Ankara’da benim bulunmamı lüzumlu görüyorsunuz. Ben de şimdi nafakamla tedârik ettiğim nüshalarımı o küçük Medrese-i Nuriyeme benim bedelime gönderiyorum. Onların adedince Saidler, seninle komşu olurlar. Hem fedâkâr evlâdın çok fevkınde sadâkatle şimdiye kadar hizmetleriyle herbiri birer genç Said olarak beş-on Abdurrahmanlarım hükmünde Sungur, Ceylan, Sâlih, Abdullâh, Ahmed, Ziya gibi genç ve çalışkan Saidleri senin yanına hem benim vekilim, hem senin talebelerin olarak benim bedelime o küçücük Medrese-i Nuriyeye nezâret ve bir nev'i dershâne olarak re'yinize bırakıyorum.
اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Kardeşiniz
Said Nursî ∗∗∗
