İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 138 / 218
138

► (095) ◄

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Mahkeme Reisine:

Pekçok uzun ve mazlumâne mâcera-yı hayatıma dair şu gayet kısa ifâdemi dinlemenizi ricâ ediyorum. Yirmisekiz sene emsâlsiz ihanetlerin, tarassudların, hapislerin ileri sürdükleri sebeblerinden

Birincisi: Beni rejimin aleyhindedir, diye ittiham etmişler. Buna cevaben deriz ki:

Her hükûmette muhâlifler bulunur. Âsâyişe, emniyete ilişmemek şartiyle herkes vicdânıyla, kalbiyle kabûl ettiği bir metodu, bir fikri ile mes'ûl olamaz. Çünkü dininde en müteassıb ve cebbâr bir hükûmet olan İngilizlerin yüz sene hâkimiyeti altında bulunan yüz milyondan ziyâde Müslümanlar, İngilizlerin küfrî rejimlerini Kur'ân ile reddettikleri ve kabûl etmedikleri hâlde, İngiliz mahkemeleri şimdiye kadar onlara, o cihette ilişmemiştir. Hem bu millette ve bu hükûmet-i İslâmiye içinde eskiden beri bulunan Yahudîler ve Nasrânîler, bu milletin dinine ve kudsî rejimlerine muhâlif ve zıd ve mu'teriz oldukları hâlde, hiçbir zaman mahkeme, kanunlarıyla onlara o cihette ilişmemiştir.

Hem Hazret-i Ömer (R.A.) hilâfeti zamanında bir âdi Hıristiyan ile mahkemede beraber muhâkeme olmuşlar. Hâlbuki o âdi Hıristiyan, Müslümanların hem mukaddes rejimlerine, hem dinlerine, hem kanunlarına muhâlif iken o mahkemede onun hâli nazara alınmaması gösteriyor ki, mahkeme hiçbir cereyana âlet olamaz, hiçbir tarafgirlik içine giremez ki; Halife-i rû-yi zemin, âdi bir kâfirle muhâkeme olmuşlar.

İşte ben de yüzer Âyât-ı Kur'âniyeye istinâden Kur'ânın kudsî kanunlarının yerine, medeniyetin bozuk kısmından anarşilik hesabına ve bir nev'i bolşeviklik nâmına istibdâd-ı mutlak mânâsında Cumhûriyetteki hürriyet perdesi altında dindarlar hakkında eşedd-i zulme âlet olabilen muvakkat bir rejime, değil yalnız ben, belki bütün ehl-i vicdân muhâliftir. Hem muhâlefet, hiçbir hükûmette bir suç sayılmıyor.

İkincisi: Âsâyişi bozmak, emniyeti ihlâl etmek ihtimali bahânesiyle otuz sene cezayı bana çektirdiler. Buna cevaben deriz ki:

Mahkemenin tahkîkatıyla hem beşyüzbin fedâkâr Nur talebeleri bulunduğu hâlde, hem yirmisekiz sene zarfında bu kadar zâlimâne ihanetlere ma'rûz olduğumuz hâlde Nurcularla alâkadar olan altı vilâyet, altı mahkeme hiçbir vukûâtını kaydedememeleri, gösterememeleri isbât ediyor ki:

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.