İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 207 / 218
207

► (147) ◄

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Ankara’ya bu defa geldiğimin mühim bir sebebi, İslâmiyete ciddi tarafdâr Dâhiliye Vekili Nâmık Gedik’i görmek ve İslâmiyetin kahramanı olan Adnan Bey’e ve Tevfik İleri gibi mühim zâtlara bir hakikati söylemektir ki:

Hem Demokrata ezân-ı Muhammedî gibi çok kuvvet vermek ve Risale-i Nurun neşrine müsâadesi gibi çok tarafdâr olmak ve Âlem-i İslâmı, hattâ bir kısım Hıristiyan Devletlerini de memnun etmek için, Ayasofya’yı müzahrefâttan temizleyip ibâdet mahalli yapmaktır. Bu ise; bu mes'ele için otuz sene siyaseti terk ettiğim hâlde, bu nokta hatırı için Nâmık Gedik’i görmek istedim ve geldim. Adnan Bey, Nâmık Gedik ve Tevfik İleri gibi zâtların hatırı için başka yere gitmedim.

Hem Risale-i Nur, Kur'ânın kanun-u esâsiyesiyle bütün Anadolu ve Vilâyât-ı Şarkıyede âsâyişi te'min eden Risale-i Nurun beşyüzbin nüshası komünistliği susturduğu gibi, âsâyişi te'min ettiğine bir delili budur ki: On küsûr sene evvel Afyon Müddeiumumîsi: “Altıyüz bin fedâkâr talebesi var. Beşyüzbin nüsha Risale-i Nurdan neşretmiş, belki âsâyişe zarar gelir.” dedi.

Ona karşı Said demiş ki: “Mâdem altıyüz bin fedâkâr talebesi var. Bu onbeş senedir bana bu kadar zulüm ediliyor. Bir tek vukûâtı hiçbir zâbıta ve mahkeme gösteremedi.”

Hem dedim: “Ey müddeiumumî! Eğer bin müddeiumumî, bin emniyet müdürü kadar âsâyişin te'minine Risale-i Nur hizmet etmemiş ise, Allah beni kahretsin. Siz de bana ne ceza verirseniz verin” dedim. O bu sözüme karşı hiçbir çare bulamadı.

Yalnız bir-iki sene sonra Nurun bir küçük talebesi Risale-i Nura zarar gelecek zannıyla kendini intihar edecekti.. ki, tab'ettiği bir küçük Risaleye zarar gelmesin. Sonra Üstadı onu men'etti ve küçücük bir hâdise oldu ve ikisi de barıştırıldı.

Hâlbuki bir Üstad’ın on tane fedâkâr talebesi bulunsa (hattâ biri selâm etmiş tokat vurulmuş, biri elini öpmüş tahkîr edilmiş) hiçbir fedâkârı, âsâyişe ilişmemek için sükût etmişler. Said’den işitmişler ki: “Benim yüz rûhum olsa âsâyişe fedâ ediyorum.” Onun için ﴾ وَلاَ تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى  ﴿ kanun-u esâsiyesiyle; beş cânî yüzünden doksan masûma zarar gelmemek, bir cânî yüzünden on masûm çoluk-çocuk, peder ve vâlidelerine

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.