İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 58 / 218
58

► (063) ◄

Bu sene Mısır radyosu perşembe gecesi Mi'râc’dan çok bahsetmesinden hem perşembe ve hem de cuma gecesi Mi'râc yaptım.

Sâniyen: Bizden müsâdere edilen İşârâtü'l-İ'câzı Afyon jandarma kumandanlarından birisi hiddet etmiş ki, bunun gibi ilmî ve eskiden yazılmış bir eseri ne hakla müsâdere ediyorlar. Ve Afyon Müddeiumumîliği iâdesine karar vermiş. Ve bize cuma günü ve Mi'râc günü Hayri’yi çağırmışlar ve iâde etmişler. Bunu da Tarsus’taki iâde misillû Nurların intişarına sed çekilmeyeceğine bir işâret-i Mi'râciye diye kabûl ettik. İnşâallâh Kur'ânımızı ve diğer Risalelerimizi Afyon’dan alacağız. İstanbul’da savcılığa verilen bir kısım rehberlerimiz başta Eski Said’in mühim bir talebesi Avukat Mehmed Mihri ve da'vâ vekili dâmadı Âsım olarak demişler ki: “Elli avukat ile beraber bu mes'ele için mahkemeye gireceğim. Fakat inşâallâh ona hâcet kalmadan ve mahkemeye düşmeden alacağım.”

Sâlisen: “Haşirdeki Mahkeme-yi Kübrâya Şekvâ” nâmındaki ve yirmisekiz sene evvel meclis-i meb'ûsâna hitâben yazılan ve o vakit tab'edilen on maddelik namaza dair parça ve bir de Mustafa hakkında dört sene evvel reisicumhura yazılan üç maddelik parça şimdi, bu zamanda Ankara’da bazı meb'ûsların nazarına ve îmânlı hükûmet erkânına göstermek niyetiyle Ankara’ya gönderilmiş. Size de berây-ı ma'lûmât gönderiyoruz.

Râbian: Dinar Baraklı köyünden Mehmed Çavuş ve kardeşi bir adamla beraber yanıma geldiler. Pek ciddi gördüm, sonra bana bir mektûbunda bir şey yazıyor ve bir parça mektûbunu leffen gönderiyorum. Bu kardeşimiz bazı şeyler soruyor. Risale-i Nur suâllere ihtiyaç bırakmıyor. Ve benim bedelime herşeye cevab veriyor. Yalnız çocuk tâziyesine dair Risalede ﴾ يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَ  ﴿ ye dair suâlinde bir kısım eski tefsirler, demişler: “Cennette çocuktan gayet ihtiyara kadar herkes otuzüç yaşında olacak.”

Bunun hakikati Allâhu âlem şu olacak ki: Sarîh âyet ﴾ وِلْدَانٌ ﴿ tâbiri ifâde eder ki, ferâiz-i şer'iyeyi yapmağa mecbur olmayan ve masnû'niyet cihetiyle de yapmayan ve kable'l-bülûğ vefât eden çocuklar Cennete lâyık ve sevimli çocuk olarak kalacaklar. Fakat şer'an yedi yaşına gelen bir çocuğa namaz gibi farzlara peder ve vâlideleri onları alıştırmak için, teşvikkârâne emretmek ve on yaşına girse, şiddetle namaz kıldırmak ve alıştırmak şerîatta var. Demek: “Vâcib olmadığı hâlde, nâfile nev'inden yedi yaşından hadd-i bülûğa kadar büyükler gibi namaz kılıp, oruç tutan çocuklar, mütedeyyin büyükler gibi büyük mükâfâtı görmek için otuzüç yaşında olacaklar” diye bir kısım tefsir bu noktayı izâh etmeden, umum çocuklara teşmîl etmişler. Hàs iken âmm zannedilmiş. ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.