İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 177 / 218
177

► (124) ◄ Menderes’in Konya Nutkuna Dair Açıklaması

MENDERES’İN KONYA NUTKUNA DAİR AÇIKLAMASI

Başvekil, sözlerinin maksadlı olarak tefsirlere tâbi tutulduğunu söylüyor. (Hususî muhabirimizden)

Ankara: Başvekil Adnan Menderes Konya’da söylemiş olduğu nutuk dolayısıyla yapılan neşriyat üzerine “Zafer” gazetesinin sorduğu bir suâli şu şekilde cevablandırmıştır:

“Konya’da Hükûmet Meydânında büyük bir kütle hâlinde toplanmış bulunan çok muhterem Konyalı vatandaşlarıma karşı söylediğim nutkun lâiklik telâkkimiz hakkındaki kısmını sû-i niyet sâhibi kalemlerde nasıl tefsire tâbi tutulduğunu, ben de esefle müşâhede ettim. Bunlardan bir kısım sözlerimin kardeşi kardeşe kırdıracak bir mâhiyette olduğunu, bir kısmı sağ politikacılara meydân açtığını ve mukaddesâtçılık yasağını ortadan kaldırdığını ve netice itibariyle Türk inkılâblarının büyük esâslarından birini zedelediğini ifâde etmişlerdir.

Bütün bu yazılarda dikkatime çarpan cihet, Konya’daki sözlerimin takib olunan maksadlara ve elde edilmek istenilen neticelere göre tahrif edilmiş olmasıdır. Mes'elenin iyice anlaşılması için evvelâ Konya’daki sözlerimi bir kere daha ve o günkü Anadolu Ajansında neşredildiği gibi tekrar etmek isterim. O gün aynen şöyle demiştim:

Şimdi size lâiklik telâkkimizden de bahsetmek istiyorum. Lâiklik bir taraftan din ile siyasetin birbirinden ayrılması, diğer taraftan ise vicdân hürriyeti mânâsına gelir. Din ile siyasetin kat'î sûrette birbirinden ayrılması esâsında en küçük tereddüde dahi tahammülümüz yoktur.

Vicdân hürriyeti bahsine gelince: Türk Milleti Müslümandır. Ve Müslüman olarak kalacaktır. Evvelâ kendine ve gelecek nesillere dinini telkin etmesi, onun esâsını ve kaidelerini öğretmesi ebediyen Müslüman kalmasının münâkaşa götürmez bir şartıdır. Hâlbuki mekteblerde din dersi olmayınca evlâdına kendi dinini telkin etmek ve öğretmek isteyen vatandaşlar bu imkânlardan mahrum edilmiş olurlar. Müslüman çocuğu dinini öğrenmek gibi pek tabîi bir haktan mahrum edilmemek icâb eder. Böyle mahrumiyet ve imkânsızlık vicdân hürriyetine uygundur denilmez. Bu itibarla orta mekteblerimize din dersleri koymak, yerinde bir tedbir olacaktır.

Dinsiz bir cem'iyetin, bir milletin pâyidâr olabileceğine inanmıyoruz. En ileri milletlerin dahi din ile siyaset ve dünya işlerini birbirinden ayırdıktan sonra ne derece dinlerine bağlı kaldıklarını biliyoruz. Bugünkü seviye ile asîl milletimize taassub isnâdı revâ görülemez. Milletimiz

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.