İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 6 / 218
6

► (005) ◄

Yirmidokuzuncu Mektûb’un İkinci Makamı’nın en baş sahifesindeki suâl ve cevaptan sonra şu nükte yazılacak:

“Bu risalenin sebeb-i te'lifi: Kur'ânın tercümesini Kur'ân yerinde câmilerde okutmak olan dehşetli sû-i kasdına karşı bir nev'i mukàbeledir. Ziyâde tafsilât ve lüzumsuz bahisler girmiş. Fakat o mücâhidâne ve heyecanlı mukàbelede kıymetdâr bir gaybî anahtarı hissedip meczûbâne arattırmak içinde lüzumsuz tafsilât ve zaîf ve pek ince emâreler dahi girmiş.

Kalbime geldi ki: Yirmidokuzuncu Mektûb’un gayet ehemmiyetli ve lüzumlu ve parlak ve îcâzlı olan Birinci Makamı, bu İkinci Makamın bütün kusurâtını ve isrâfâtını affettirir.”

Ben de kemâl-i sürûrla şükrettim, o kusurları unuttum. ∗∗∗

► (006) ◄

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ

Muhterem Ahmed Hamdi Efendi Hazretleri!

Bir hâdise-i rûhiyemi size beyân ediyorum: Çok zaman evvel zâtınız ve sizin mesleğinizdeki hocaların, zarûrete binâen ruhsata tâbi ve azîmet-i şer'iyeyi bırakan fikirler, benim fikrime muvâfık gelmiyordu. Ben hem onlara, hem sana hiddet ederdim. “Neden azîmeti terkedip ruhsata tâbi oluyorlar.” diye Risale-i Nuru doğrudan doğruya sizlere göndermezdim. Fakat üç-dört sene evvel yine şiddetli kalbime size tenkidkârâne bir teessüf geldi. Birden ihtar edildi ki:

“Bu senin eski medrese arkadaşların olan başta Ahmed Hamdi gibi zâtlar, dehşetli ve şiddetli bir tahribâta karşı ‘ehvenü'ş-şer’ düsturuyla mümkün olduğu kadar bir derece bir kısım vazife-i ilmiyeyi, mukaddesâtın muhâfazasına sarfedip, tehlikeyi dörtten bire indirmeleri, onların mecburiyetle bazı noksanlarına ve kusurlarına inşâallâh keffâret olur.” diye kalbime şiddetli ihtar edildi.

Ben dahi sizleri ve sizin gibilerini, o vakitten beri yine eski medrese kardeşlerim ve ders arkadaşlarım diye hakîki uhuvvet nazarıyla bakmağa başladım. Onun için benim bu şiddetli tesemmüm hastalığım vefâtımla neticelenmesi düşüncesiyle, sizi Nurlara benim bedelime hakîki sâhib ve hâmî ve muhâfız olacağınızı düşünerek, üç sene evvel mükemmel bir takım Risale-i Nuru size vermek niyet etmiştim. Fakat şimdi hem mükemmel değil, hem tamamı değil, fakat ekseriyet-i mutlaka eczâları Nur

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.