Ben de dedim: Otuzbeş seneden beri her gün Cevşeni okuduğum hâlde o hâşiyeyi üç-dört defadan ziyâde okumadım. Onun için onun aynı münâsib olmaz. Tâ muârız ve zındıklar i'tirâz parmaklarını uzatmasınlar. İnşâallâh yakında o mübârek Cevşenü'l-Kebîr Nurcuları şevkiyle tenvir edecek.
Sâlisen: Ankara ve İstanbul Üniversite Nurcuları İstanbul’da ikibin aded Rehber’i tab'ediyorlar. Zannımca büyük Rehberdir. Daha iyi İnşâallâh gençlere büyük bir rehber olur. Kılınç Hacı Ali’ye Medresetü'z-Zehrâ ile münâsebetdâr olmak için siz yazınız ki: Asâ-yı Mûsa’yı edîb âlimler, güzelce tercüme etsinler. Tâ o tercüme münâsebetiyle Âlem-i İslâmın o üstadları Nurlarla alâkadar olsunlar.
Râbian: Hacca giden kardeşimiz marangoz Ahmed selâmetle gelmiş mi, merak ediyorum. Hem Zülfikàr ve Asâ-yı Mûsa’nın âhirinde Husrev’e ve yardımcılarına olan aynı duâyı Mustafa Gül ve refîklerini ilâve ile Sözler Mecmuasının âhirinde yazınız. Bâkî umumunuza selâm.
اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Kardeşiniz
Said Nursî ∗∗∗
► (036) ◄
“Bu Muallim Osman, Ceylan’ın hapis arkadaşıdır. Ondan tam ders almış. İkinci bir Ceylan olmak kàbiliyeti var. Medâr-ı hayrettir; duâmda Nurcular dâiresinde her gün isimleriyle yâd ettiğim iki sofî meşreb, kendilerini satmak fikriyle bana ve Nura iliştiklerine dair mektûb geldi. Ben gücenmedim; onları daha ziyâde duâma aldım. Aynen eskiden İstanbul’da eski partinin desîseleriyle bize ilişen ma'lûm ihtiyar şeyh gibi onları hem kendime mübârek kardeş, hem dost bildim; hakkımı helâl ettim. Fakat iki İhlâs Lem'alarını okumalarını arzu ediyorum.
Kardeşlerim, siz dahi böylelerden gücenmeyiniz, münâkaşa etmeyiniz.”
Said Nursî ∗∗∗
