İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 211 / 218
211

► (150) ◄ Bediüzzaman Said Nursî’nin Gazetelere Bir Mektûbu

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSÎ’NİN

GAZETELERE BİR MEKTÛBU

(Bize ait mes'eleleri yazan gazetelere hitâben yazdığım bu yazıyı neşretseler, bugünlerde olan aleyhimdeki isnâdlarını helâl edeceğim. Şiddetli hastalığıma binâen bu kısacık mektûbumu o gazeteler neşretsinler ki; bizi düşünen kardeşlerim kederlenmesin.)

Evvelâ: Bugünlerde olan mes'eleler için merak etmeyiniz. Hakkımızda tecellî eden, inâyet ve Rahmet-i İlâhiye ile bu büyük bir hayırdır. Hem hasta olduğumdan konuşmaya ve görüşmeye de tahammül edemiyorum. Şimdi Risale-i Nurun dâhil ve hàriçteki fevkalâde intişarı ve geniş fütûhâtı ile düşmanlar da dost olmuşlar. Herkesin konuşmak istemesine mukâbil, inâyet-i İlâhiye ile sesim de kısılmış ki; daha Risale-i Nur bana ihtiyaç bırakmadığından görüşüp, konuşamıyorum.

Beni altı vilâyetten dâvet etmeleri üzerine giderken önümüze gelen ve Risale-i Nurun ve mesleğimin hakikatini anlayan dost memurlar, Emirdağı’nda istirahat etmemi ve şimdilik Emirdağı’nda kalmamı hükûmetin ricâ ettiğini bildirdiler. Zâten görüşmeye ve konuşmaya tahammül edemediğimden hakkımdaki bu dostane teklif ve vaziyet bir inâyet oldu ki: Beni dâvet eden çok vilâyetlerdeki hakîki kardeşlerimin hatırları kırılmasın. Hem bazı vilâyetlere gidip diğer vilâyetlere gidemediğimden ileri gelen vaziyetimle yüzbinlerle hakîki fedâkâr talebelerim gücenmesinler.

Sâniyen: Benim bu seyahatlerimde kat'iyyen siyasetle alâkamın olmadığına bir delil; kırk seneden beri siyaseti terkettiğimden, yalnız ve yalnız Kur'ânın bu zamana tam muvâfık bir tefsiri olan Risale-i Nur küfr-ü mutlakı kırdığı için anarşistliğe ve tahribâtçı cereyanlara karşı sed çektiği gibi, Kur'ânın Risale-i Nura verdiği dersinde bir kanun-u esâsî olan ﴾ وَلاَ تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى ﴿ sırrı ile; “Âsâyişe ilişmek: Beş cânî yüzünden doksan masûma zulüm etmektir” diye olan uhrevî hizmetimiz; vatan, millet ve âsâyişe de büyük bir fâidesi olması ciheti ile, beni tecessüs eden veyâhut da zahmet veren polis ve inzibatlara da helâl ediyorum. Onları âsâyişin mücâhid muhâfızları diye kardeş gibi mesrûrâne kabûl ettim. Hattâ, beni Ankara’dan çevirmelerini de kabûl ettiğim gibi, hakkımda bir

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.