Hem mâdem Risale-i Nur’un mesleği hıllettir. Ve Urfa ise, İbrahim Halîlullâh’ın bir menzilidir. İnşâallâh hıllet-i İbrahimiye parlayacaktır.
Hem ihtimal-i kavîdir ki, bu dehşetli semli hastalıktan kurtulsam, gelecek kışta Urfa’ya gitmeyi cidden arzu ediyorum.”
Üstadımızın sözü bitti. Biz de tekrar selâm ve arz-ı hürmet ederiz.
Risale-i Nur hizmetinde bulunan kardeşiniz
Ziya ve Mehmed ∗∗∗
► (114) ◄
Bütün Urfa halkına, çoluk ve çocuğuna ve mezarda yatanlarına her sabah duâ ediyorum. Ve bütün Urfalılara selâm ediyorum. Urfa taşıyla, toprağıyla mübârektir. Ben çok hastayım. Onlar da bana duâ etsinler.
اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Said Nursî ∗∗∗
► (115) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Âlem-i İslâmda Leyle-i Kadir telâkki edilen bu Ramazan-ı Şerîfin yirmiyedinci gecesinde bir nev'i tesemmüm ile şiddetli bir mide hastalığı içinde sinirlerimi ve vicdân ve kalbimi istilâ eder gibi bir diğer dehşetli hastalık hissettim. Bu maddî ve manevî iki dehşetli hastalık içerisinde şefkat hissi ile bütün zîhayatların elemleri hâtıra geldi. Şahsî hastalığımdan daha ziyâde elîm bir hâlet-i rûhiyeyi hissettim. Bununla beraber seksen küsûr seneye varan ömrümün sonunda seksen sene manevî bir ibâdeti kazandıran en son Leyle-i Kadre lâyık çalışamayacağım diye sâbık iki dehşetli hastalıktan daha şiddetli hazîn bir me'yûsiyet içinde a'sâba gelen ve nefs-i emmârenin vazifesini gören bir elîm his beni ezdiği aynı zamanda Âyet-i Hasbiyenin bir sırrı imdâdıma yetişti. Bu üç hastalığı izâle edip Cenâb-ı Hakk’a hadsiz şükür olsun ki: Hilâf-ı me'mûl bir tarzda dayandım. Bu üç hastalığıma da böyle üç merhem sürüldü. Maddî hastalığın –Hastalar Risalesinde isbât edildiği gibi– bir saat hastalık, sâbir ve mütevekkil insanlara, hiç olmazsa on saat ibâdet ve Leyle-i Kadirde ise daha
