► (139) ◄ Reis-i Cumhûr’a ve Başvekil’e
REİS-İ CUMHÛR’A VE BAŞVEKİL’E
Kabir kapısında ve seksen küsûr yaşında, birkaç hastalıkla hasta bulunan ve ölüme kendini yakın gören bir bîçâre garîb ihtiyar der ki:
Size iki hakikati beyân ediyorum:
Evvelâ: Sizlerin Pakistan ve Irak’la gayet muvaffakıyetkârâne ittifakını, bu millete kemâl-i samîmiyetle, sürûr ve ferâh ile kazanmanızı bütün rûh u canımızla tebrik ediyoruz. Bu ittifakınızı, inşâallâh dörtyüz milyon İslâmın sulh-u umumiyesine ve selâmet-i âmmenin te'minine kat'î bir mukaddime olarak rûhumda hissettim. Ve namaz tesbihâtındaki kuvvetli bir ihtar ile bunu size yazmağa mecbur kaldım.
Otuz-kırk seneden beri dünyayı ve siyaseti terkettiğim hâlde, şiddetli bir alâka ile bu ihtar-ı kalbînin sebebi: Elli seneden beri îmânı kurtarmak için gayet kısa bir yolu bulan ve Kur'ânın bu zamanda bir mu'cize-i maneviyesi olan Risale-i Nurun Arabistan ve Pakistan’da her yerden daha ziyâde te'sirâtı olduğu ve makbûl olması, hattâ aldığımız habere göre, mahkemece tesbit edilen mikdarın üç misli Risale-i Nurun talebelerinin o havâlide bulunmalarıdır. Bu sır için âhir hayatımda kabir kapısında bu netice-i azîmeyi görmek ve beyân etmeye rûhen mecbur oldum.
Sâniyen: Irkçılık fikri, Emevîler zamanında büyük bir tehlike verdiği ve hürriyetin başında “Kulüpler” sûretinde büyük zararı görülmesi ve Birinci Harb-i Umumîde yine ırkçılığın istimâli ile mübârek kardeş Arabların mücâhid Türklere karşı zararı görüldüğü gibi, şimdi de uhuvvet-i İslâmiyeye karşı istimâl edilebilir ve istirahat-i umumiye düşmanları gizli dinsizler, yine o ırkçılıkla büyük zarar vermeğe çalıştıklarına emâreler görünüyor. Hâlbuki, menfî hareketle başkasının zararıyla beslenmek, ırkçılığın seciye-i fıtrîsi olduğu hâlde; evvelâ başta Türk milleti dünyanın her tarafında Müslüman olduğundan onların ırkçılıkları İslâmiyetle mezcolmuş, kàbil-i tefrik değil. Türk, Müslüman demektir. Hattâ Müslüman olmayan kısmı, Türklükten de çıkmışlar. Türk gibi Arablarda da Arablık ve Arab milliyeti İslâmiyetle mezcolmuş ve olmak lâzımdır. Hakîki milliyetleri İslâmiyettir. O kâfîdir. Irkçılık, bütün bütün bir tehlike-i azîmdir. Sizin bu defaki Irak ve Pakistan’la pek kıymetdâr ittifakınız, inşâallâh bu tehlikeli ırkçılığın zararını def'edecek ve dört-beş milyon ırkçıların yerine, dörtyüz milyon kardeş Müslümanları ve sekizyüz milyon sulh ve müsâlemet-i
