İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 5 / 218
5

Üçüncü Hâdise: O mübârek hediyeler odama geldiği zamandan on dakika evvel, serçe kuşuna benzer bir kuş yatağımın ayağı altında gördüm. Hâlbuki pencereler ve kapı kapalı, hiçbir delik yok ki, o kuş girebilsin. Baktım benden kaçmıyor. Bir parça ekmek verdim; yemedi. Kalben dedim: “Üç-dört sene evvel aynı burada kuşların müjde vermesi gibi, bu da müjde veriyor...” Hakikaten aynı zamanda o mübârek Nur’lu hediye geldiği gibi, üç senedir haber almadığım müftü kardeşim Abdülmecîd’den güzel bir mektûb aldım. Bana hizmet eden Halîl geldi; “Bu kuşa bak, bu da eski kuşlar gibi bir müjdecidir” dedim. Sonra pencereyi açtık, gitsin; gitmiyordu. Yukarıda beş-altı defa uçtu, gitmedi. Sonra Sungur da geldi; “İşte sen de gör.” dedik; o da gördü. Yarım saat sonra nasıl görülmesi hàrika oldu; bulunmaması da hàrika oldu. Pencereden çıkmadan Halîl ile aradık, bulamadık; kayboldu... Hattâ bu manevî hediyenin gelmesi ve Husrev yerinde Sungur imdâda yetişmesi, ehemmiyetini göstermeğe bir kat'î hâdise budur ki: Sungur gelmeden iki gün evvel –demek o evden çıktığı gün– Halîl rüyada görüyor ki: Sungur, Mustafa Osman ile buraya gelmişler; büyük bir hâdise ve şa'şaalı bir merâsim yapılmış. Benden, “Tâbiri nedir?” diye sordu. Ben de merak ettim: “Sen ne için bu rüyayı bana söyledin? Acaba onların başına bir zarar mı gelmiş?” diye bir gece sabaha kadar endişe ile müteessirdim. O rüya-yı sâdıka az bir tâbir ile çıktı. ∗∗∗

► (004) ◄

[Sungur Ankara’da iken Üstadımıza yazdığı mektûbun sûretidir.]

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

Çok azîz, çok mübârek, çok müşfik, çok sevgili Üstadımız Efendimiz Hazretleri!

Mübârek, makbûl, kıymetli mektûbunuzu Diyânet Riyâseti Başkanı Ahmed Hamdi Efendiye teslîm ettik. Sevinçler içinde mübârek mecmua ve Nurları kendi hususî kütübhânesine koydu. “İnşâallâh bunları kendi öz ve hàs kardeşlerime okumak için vereceğim ve bu sûretle tedrîcî tedrîcî neşrine çalışacağız” dedi.

Çok sevgili Üstadım Efendim! Mübârek mektûbunuzdaki emirlerinizi yapacağını söyledi. “Fakat şimdi hemen birdenbire bunların neşri olmaz. Ben bu eserleri hàs kardeşlerime okutturup meraklılara göre ileride neşrederiz. İnşâallâh tam ve parlak şekilde ileride neşrine çalışacağını” söyledi.

Sungur ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.