İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 200 / 218
200

Hem vazife-i İlâhiyeye karışmamak için kader-i İlâhî hakkımdaki bu şiddetli hâlete aleyhimde değil, lehimde olarak fetvâ verdi, müsâade etti. Ben yanımdaki vasiyetnâmemdeki evlâd kabûl ettiğim küçük evlâdları tevkîl ediyorum. Onlarla konuşanı benimle konuşmuş gibi kabûl ediyorum...

اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى

Kardeşiniz

Said Nursî

Üstadımızın bu hastalığı gösteriyor ki, gizli dinsizler konuşturmamak için bir ilâç bulmuşlar, yedirmişler. Elhâsıl; Üstadımızın musâfahadan, sohbetten ve konuşmaktan men'edildiğini biz de görüyoruz.

Üstadımızın hizmetinde bulunan

Tahiri, Zübeyr, Ceylan, Hüsnü, Bayram ∗∗∗

► (141) ◄ Berây-ı Ma'lûmât Hem Resmî Zâtlara, Hem Dostlara Mühim Bir Hakikati Beyân Ediyoruz:

BERÂY-I MA'LÛMÂT HEM RESMÎ ZÂTLARA, HEM

DOSTLARA MÜHİM BİR HAKİKATİ BEYÂN EDİYORUZ:

Üstadımız gençliğinde ve hattâ çocukluğundan itibaren izzet-i ilmiyeyi muhâfaza için şiddetle halktan istiğnâ ediyordu. Zekât ve sadakayı kat'iyyen almadığı gibi, İkinci Mektûb’da da beyân edildiği üzere hediyeyi kabûl etmiyordu. Bu hâlin, şimdiki ihtiyarlık ve zayıflık zamanında devam edebilmesi için Cenâb-ı Hakk’ın rahmetiyle o istiğnâ düsturu hastalığa inkılâb etti. Yani mukâbilsiz bir lokma alsa, derhâl hasta olur. O lokmayı yiyemiyor. Üstadımız gençliğinde bu kadar muhtaç değildi. Tek başına yaşadığı zamanlar pek az bir masraf kendisine kâfî idi. Şimdi pekçok talebelerine ta'yin verdiği ve birkaç hastalıkla hasta bulunduğu bir zamanda, o istiğnâ düsturunun muhâfazası için, Rahmet-i İlâhiye onu mukâbilsiz hediyelerden hasta ediyor.

Aynen öyle de: Üstadımıza hürmet dahi manevî bir hediye gibi olduğundan şiddetle nâsın hürmetinden ve elini öpmesinden kaçıyordu. Tarihçe-i Hayat’ının ve İhtiyarlar Lem'asının şehâdetiyle gençliğinde emsâllerinin fevkınde olarak Siirt’in Tillo Kasabasında inzivaya girmişti. Ağrı Vilâyetinde Şeyh Ahmed Hânî Hazretlerinin türbesine kapandı. Rusya’ya esir düştüğünde, doksan kadar esir zâbit kendisinin dinî derslerini şevkle dinledikleri hâlde, üserâ kampında Tatarların küçük hàlî bir câmiinde bir yer bularak orada yalnızlığa çekildi. İstanbul’da Dâru'l-Hikmeti'l-İslâmiye âzâlığı gibi câzib ve şa'şaalı bir hayat içinde iken,

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.