► (030) ◄
Azîz, Sıddık Kardeşlerimiz Ziya ve Abdülmuhsin!
Üstadımız diyor ki:
“Eşref Edîb kırk seneden beri îmân hizmetinde benim arkadaşım ve Sebilürreşâd’da makale yazan ve şimdi vefât eden çok kıymetli kardeşlerimin mümessili ve hakîki İslâmiyet mücâhidlerinden bir kardeşimdir. Ve Nurun bir hâmîsidir. Ben vefât etsem de Eşref Edîb Nurcular içinde bulunmasıyla büyük bir tesellî buluyorum.
Fakat Nur Risalelerinin ve Nurcuların siyasetle alâkaları yok ve Risale-i Nur, rızâ-i İlâhîden başka hiçbir şeye âlet edilmediğinden, mümkün olduğu kadar Risale-i Nurun mensûbları, ictimâî ve siyâsî cereyanlara karışmak istemiyorlar. Yalnız Sebilürreşâd, Doğu gibi mücâhidler îmân hakikatlerini ehl-i dalâletin tecâvüzâtından muhâfazaya çalıştıkları için, rûh u canımızla onları takdir ve tahsin edip onlarla dostuz ve kardeşiz; fakat siyaset noktasında değil. Çünkü îmân dersi için gelenlere tarafgirlik nazarıyla bakılmaz. Dost-düşman derste farketmez. Hâlbuki siyaset tarafgirliği, bu mânâyı zedeler, ihlâs kırılır. Onun içindir ki, Nurcular emsâlsiz işkencelere ve sıkıntılara tahammül edip Nuru hiçbir şeye âlet etmediler. Siyaset topuzuna el atmadılar.
Hem Nur Risaleleri küfr-ü mutlakı kırdığı için, küfr-ü mutlakın altındaki anarşiliği ve üstündeki istibdâd-ı mutlakı kırdığı cihetle, bir nev'i siyasete temâsı var tevehhüm edilmiş. Hâlbuki Nurun tercümânı, bir tek mes'ele-i îmâniyeyi dünya saltanatına değişmediğini mahkemelerde da'vâ edip yirmibeş sene tarz-ı hayatıyla ve emârelerle isbât etmiştir.”
اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Kardeşleriniz
Sâdık, İbrahim, Zübeyr ∗∗∗
► (031) ◄
Azîz, Sıddık Kardeşlerim!
Evvelâ: Bütün rûh u canımızla sizin fa'âliyetinizi ve muvaffakıyetinizi tebrik ediyoruz. Benim bütün elemlerime ve hastalıklarıma ilâç, Medresetü'z-Zehrâ’nın fa'âliyetinden ve muvaffakıyetinden ileri geliyor.
Sâniyen: Asâ-yı Mûsa’nın Arapçaya güzelce tercümesi için bir pusula yazmıştım. Bugün Ankara’ya giden Zübeyr ile Seyyid Sâlih’e gönderecektim. Hem Tarsus’ta mütekâid bir zâbitin samîmî bir mektûbuyla Risale-i Nurdan bazı kitabı istediğine dair mektûbunu, onu da Ankara
