► (131) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا
Azîz, Sıddık, Vefâdâr, Fedâkâr Kardeşlerim!
Evvelen: Bütün rûh u canımla fevkalâde nurânî hizmet-i îmâniyenizi tebrik ederim.
Sâniyen: Ankara’da dindar Ahrarların kongresinde beni Diyânet Riyâseti dâiresinde bir vazife ile tavzif etmeyi harâretle istemelerine ve Medresetü'z-Zehrâ’nın Nur talebelerini, bu mes'elede bana kabûl ettirmekte vâsıta yapmalarına karşı derim: O toplantıda bu teklifi yapan meb'ûslara ve dindar arkadaşlarına çok teşekkür ve çok selâm ve muvaffakıyetlerine çok duâ ederiz. Fakat ben ziyâde zaîf ve şiddetli hasta ve ihtiyar ve kabir kapısında ve perîşan olduğumdan, o kudsî vazifeyi yapmağa iktidarım olmamasından benim yerimde Risale-i Nurun şahs-ı manevîsi, benim bedelime Nur şâkirdlerinin hàs ve hàlis ve İslâmiyetin hakîki fedâkârlarının şahsiyet-i maneviyesi, o kudsî vazifeyi şimdiye kadar gayr-ı resmî perde altında yaptıkları gibi, inşâallâh resmî bir sûrette dahi yapabilecekler. Onlara havâle ederiz...
اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Duânıza muhtaç kardeşiniz
Said Nursî ∗∗∗
► (132) ◄
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
[Îmânın dünyada dahi bir nev'i Cennet lezzetini benim hayatımda te'min ettiğine dair.]
Ben dokuz yaşımdan beri şefkatli vâlidemi görmediğimden sohbetinde bulunamadım. O hürmetli muhabbetten mahrum kaldığım ve üç hemşiremi de onbeş yaşımdan sonra göremediğim, Allah rahmet etsin vâlidemle beraber berzah âlemlerine gittikleri için dünyanın çok zevkli, lezzetli olan uhuvvetkârâne sohbetlerinden merhamet ve hürmetten mahrum kaldığımdan ve üç kardeşimden iki kardeşimi elli seneden beri görmediğimden (Allah onlara rahmet etsin) öyle kıymetdâr, dindar, âlim iki
