İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 8 / 218
8

► (008) ◄

Azîz, Sıddık Kardeşlerim!

Evvelâ: Hem Medresetü'z-Zehrâ şâkirdlerini, hususan mübârekler hey'etini ve Isparta Vilâyetini merhum Hâfız Mustafa’nın vefâtıyla tâziye ve Hâfız Mustafa’yı tam vazifesini yapmasıyla yirmi senede ikinci bir Hâfız Ali olarak yirmi seneden beri usanmadan, sarsılmadan Nurların neşrine çalışmasını, bütün rûh u canımızla tebrik, hem onu, hem Isparta Vilâyetini, hem Medresetü'z-Zehrâ’yı tebrik ediyoruz. Hakikaten bu merhum kahraman kardeşimiz aynen Hâfız Ali gibi vazifesini bitirdi; Âlem-i Nura ve Berzaha Hâfız Ali ve Hasan Feyzi gibi kardeşlerinin yanına gitti. Cenâb-ı Hak Risale-i Nurun hurûfâtı adedince onun defter-i hasenâtına hayırlar yazsın ve rûhuna rahmet eylesin. Âmîn! ∗∗∗

► (009) ◄

Azîz, Sıddık Kardeşlerim!

Size, şahsıma ait birkaç mes'eleyi beyân etmek kalbime ihtar edildi.

Evvelâ: Bazı hàs kardeşlerim şahsıma hizmette dikkatsizlik ettiklerinden, onların bana karşı acımasını noksan gördüğümden bazen hiddet ve tekdir ettiğim vakit kalbime geldi ki: O bîçâreler ziyâde hüsn-ü zanla tahmin ediyorlar ki, “Üstadımız istese belki bazı rûhâniler, cinnîler de hizmet edecekler, belki ediyorlar. Hizmet-i Nuriyede inâyetin âşikâre cilvesi gösteriyor ki, Onun şahsının perîşaniyetine meydân verilmiyor. Ve şefkatimize muhtaç değil.” diye hizmette bazı kusurları oluyor. Hattâ bugün de birisi araba getirecekti; dikkatsizlik yüzünden ben yayan çıktım. Bir saatte on saat kadar zahmet çektim. Ben de birkaç gün evvel böyle kusuru yapanlara demiştim, tekrar edeceğim, siz de dinleyiniz:

Nasıl ki Risale-i Nuru ve hizmet-i îmâniyeyi, dünyevî rütbelerine ve şahsım için uhrevî makamlarına âlet yapmaktan sırr-ı ihlâs şiddetle beni men'ettiği gibi; öyle de: Kendi şahsımın istirahatine ve dünyevî hayatımın güzelce, zahmetsiz geçmesine, o hizmet-i kudsiyeyi âlet yapmaktan cidden çekiniyorum. Çünkü: Uhrevî hasenâtın bâkî meyvelerini fânî hayatta cüz'î bir zevk için sarfetmek, sırr-ı ihlâsa muhâlif olmasından kat'iyyen haber veriyorum ki: Târikü'd-dünya ehl-i riyâzetin arzu ve kabûl ettikleri rûhâni, cinnî huddâmlar bana her gün, hem aç olduğum zamanda ve yaralı olduğum vakitte en güzel ilâç getirseler, hakîki ihlâs için kabûl etmemeğe kendimi mecbur biliyorum. Hattâ berzahtaki evliyâdan bir kısmı temessül edip bana helva baklavaları hizmet-i îmâniyeye hürmeten verseler, yine onların elini öpüp kabûl etmemek ve uhrevî, bâkî meyvelerini dünyada

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.