İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 166 / 218
166

ziyâde ibâdet hükmüne geçtiği gibi, benim de bu Leyle-i Kadirdeki hastalığım, iktidarsızlığımla yapamadığım Leyle-i Kadirdeki hizmetin yerine geçmesi ile, tam şifâ verici bir merhem oldu. Ve bütün zîhayatın hastalık ve elemlerinden şefkat sırrı ile bana gelen teellüm marazını birden Rahîmiyet-i İlâhiyenin tecellîsi ile yani; mahlûkları yaratanın şefkat ve rahîmiyeti ve rahmeti tam kâfî olmasından onların elemlerini, onlar için bir nev'i lezzete veya mükâfâta çevirdiğinden o Rahmet-i İlâhiyeden daha ileri şefkati sürmek mânâsız ve haksız olduğundan, şefkatten gelen elemi, bir manevî sürûra ve lezzete çevirdi. Yalnız merhem değil, belki şifâ da verdi.

Ve en son ömrümde en ziyâde kıymetdâr manevî bir hazineyi kaybetmekteki manevî eleme karşı Nurun hàs şâkirdlerinin herbirisi şirket-i maneviye sırrı ile umum nâmına dahi duâ ile ve amel-i sâlih ile çalıştıklarından hem el-Hüccetü'z-Zehrâ’da, hem Nur Anahtarında izâh edilen; Teşehhüdde ve Fâtiha’da bütün mevcûdât ve zîhayat cemâatinin duâlarına ve tevhiddeki da'vâlarına iştirâk sûretiyle, hususan toprak, hava, su ve nur unsurları birer dil olmasıyla topraktan çıkan bütün hayat hediyeleri ve sudan mübârekât ve tebrikât ve havadan şükür ve ibâdetin temessülleri ve nur unsurundan maddî ve manevî tayyibâtlar, güzellikler tarzında, teşehhüdde ve Fâtiha’da; kâinâttaki bütün ni'metlerden gelen şükürler ve hamdler ve bütün mahlûkatın hususan zîhayatların küllî ibâdetleri ve bütün istiâneleri ve doğru yolda giden bütün ehl-i hakikate ve ehl-i îmânın yolundan gidenlere, manevî refâkat etmekle onların duâlarına ve da'vâlarına tasdik sûretinde âmînlerle iştirâk ederek, âmîn demekle hissedar olmanın küllî sırrı o gece imdâdıma geldi. Gayet hasta, zaîf, me'yûs bir hâlde cüz'î bir hizmet edememekteki manevî elîm hastalığıma öyle bir tiryâk oldu ki; ben hakikaten en sağlam hâllerimde ve en genç zamanlarımda, en zevkli ve lezzetli evrâdımda bulamadığım bir manevî sürûru hissettim. Ve hadsiz şükür edip, o dehşetli hastalığıma râzı oldum.

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ بِعَدَدِ عَاشِرَاتِ دَقَائِقِ شَهْرِ رَمَضَانَ فِى كُلِّ زَمَانٍ

dedim.

اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى

Kardeşiniz

Said Nursî ∗∗∗

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.