dinden haberi yok, İslâmiyeti neşreden başka millet, o kumandanlar başka bir milletin tarihinde, tarih yalan söylüyor. Türkler, İslâmiyetin kahramanı olarak Kur'ânın bayraktarlığını bütün milletler üstünde bir şeref tâcı olarak taşıdıkları yalandır, öyle mi?
Veyâhut bu millet, Hakikat-i İslâmiyeden aldığı bir ders ile kadınlarını ve kızlarını âdâb-ı Kur'âniye zînetiyle zînetlendirip kadınlığın haysiyet ve şerefini muhâfaza ederek onların âdi ve kıymetsiz olmalarına mâni olduğu, yalan! Uzun asırlarda İslâm-Türk kahramanları nâmıyla mâruf olmuş ve ahlâk ve nâmusun, haysiyet ve şerefin kemâline yetişmiş bildiğimiz ve iftihar ettiğimiz ecdâdımız, annelerimiz, bizim iftiharımızın aksine olarak emr-i Kur'âna ittibâ' etmemişler, güzelliğin hakikatini terbiye-i İslâmiye dâiresinde âdâb-ı Kur'âniye zînetiyle zînetlenmek değil, vücûdlarını çıplak olarak teşhîr etmekte bilmişler, öyle mi?..
Ey ehl-i insaf ve ey tarihiyle, mukaddesâtıyla kahraman ve mübârek ecdâdıyla iftihar eden nesl-i hazır! Geliniz, görünüz. Tarihinizi ve İslâmiyetinizi tahkîr eden bir sû-i kasd vesikasını yazan ve imza edenlere hayatınızın hayatı, rûhunuzun rûhu bildiğiniz İslâmiyetiniz nâmına ve kâinâtı ondört asır ışıklandıran ve kudsî ve İlâhî düsturlarıyla bin seneden beri milyonlar ecdâdınızı nurlandıran ve ebedî saâdete sevk eden Kur'ânınız nâmına ve o düstur-u Kur'âna ittibâ' eden yüzer milyon ecdâdınız nâmına ahlâk-ı hasene ve nâmus muhâfazası yolunda İslâmî terbiyenin ziyâsıyla nurlanan ve terbiye alan ve kadınlığın hakîki mânâsını ve hakîki güzelliğini yaşayışlarıyla ve giyinişleriyle ve hayatlarıyla gösteren annelerinizin ve ninelerinizin ve hemşirelerinizin nâmına o müfterilere, o tezyif ve tahkîr savuranlara teessüfünüzü, tekdirinizi ve reddinizi bildiriniz.
İşte o müfteriler, yaşı sekseni bulmuş, zehirlerden şiddetli hasta, dinî hizmetinden dolayı ömrü hapishânelerde çürütülmüş bir İslâm kahramanınız; şimdi bütün münevverlerin ve çok edîblerin ve terbiyecilerin vatan ve millet-perverlerin şikâyet ettikleri ahlâksızlığın ve fuhuş tehlikesinden muhâfaza için gençlere iyi ahlâk, yüksek nâmus, îmân ve fazilet dersi veren, vatana-millete bir uzv-u nâfi' hâline gelmelerini te'min eden, adâlet ve âsâyiş lehinde en birinci kuvvet olarak memleket ve milletin saâdetine hizmet eden “Gençlik Rehberi” adlı eserinin müsâderesine ve müellif-i muhtereminin mahkûmiyetine sebeb olmak için diyorlar:
“Bediüzzaman tesettür tarafdârıdır. Kadınların yarı çıplak, açık dolaşmalarına, İslâmiyete karşı muhârebede şeytan kumandasına verilen fırkalar olarak tasvir etmekte; kadınların bugünkü ictimâî hayatta açık bacak ve yarım çıplak giyinmelerini günah saymakta, Bediüzzaman hâlihazır bu açık, yarım çıplak giyinişleri evlenmelere mâni olup fuhşa teşvik edici
