Risale-i Nur'dan Parlak Fıkralar Ve Bir Kısım Güzel Mektuplar
Risale-i Nur’dan Parlak Fıkralar
Ve Bir Kısım Güzel Mektûblar
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا
Leyle-i Kadirde İhtar Edilen Bir Mes'ele-i Mühimme
LEYLE-İ KADİRDE İHTAR EDİLEN
BİR MES'ELE-İ MÜHİMME
Evvelâ: Leyle-i Kadir’de kalbe gelen pek uzun ve geniş bir hakikate, pek kısaca bir işâret edeceğiz. Şöyle ki:
Nev'-i beşer; bu son harb-i umumînin eşedd-i zulüm ve istibdâd ile ve merhametsiz tahribâtıyla ve bir düşmanın yüzünden yüzer masûmu perîşan etmesiyle ve mağlûbların dehşetli me'yûsiyetleriyle ve gâliblerin dehşetli telâş ve hâkimiyetlerini muhâfaza ve büyük tahribâtlarını tamir edememelerinden gelen, dehşetli vicdân azâblarıyla ve dünya hayatının bütün bütün fânî ve muvakkat olması ve medeniyet fantaziyelerinin aldatıcı ve uyutucu olması umuma görünmesiyle ve fıtrat-ı beşeriyedeki yüksek isti'dâdâtın mâhiyet-i insaniyesinin umumî bir sûrette dehşetli yaralanmasıyla ve ebed-perest hissiyat-ı bâkiye ve fıtrî aşk-ı insaniyenin heyecan içinde uyanmasıyla ve gaflet ve dalâletin en sert, sağır olan tabiatın, Kur'ân’ın elmas kılıncı altında parçalanmasıyla ve gaflet ve dalâletin en boğucu, aldatıcı, en geniş perdesi olan siyasetin rû-yi zeminde pek çirkin, pek gaddârâne hakîki sûreti görünmesiyle.. elbette ve elbette hiçbir şübhe yok ki:
Şimâlde, Garbda, Amerika’da emâreleri göründüğüne binâen, nev'-i beşerin mâşuk-u mecâzîsi olan hayat-ı dünyeviye böyle çirkin ve geçici olmasından; fıtraten beşerin hakîki sevdiği ve aradığı hayat-ı bâkiyeyi bütün kuvvetiyle arayacak; ve elbette hiç şübhe yok ki: Binüçyüz altmış senede, her asırda üçyüzelli milyon şâkirdi bulunan ve her hükmüne ve da'vâsına milyonlar ehl-i hakikat tasdik ile imza basan ve her dakikada milyonlar
