İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 101 / 231
101

Birincisi

Birincisi: İslâmlar içinde, dellâllar elinde teşhîr sûretinde gezdirmeye lâyık olan Risale-i Nur, maatteessüf gayet gizli perde altında intişar ve istitara mecbur olmasına işâreten İmâm-ı Ali Radıyallahu Anh, iki defa سِرًّا بَيَانَةً ve سِرًّا تَنَوَّرَتْ kelimeleriyle سِرًّا yani gizli intişar edebilir. Müteaccibâne haber veriyor.

İkincisi

İkincisi: Risale-i Nur, İsm-i A'zam cilvesiyle ve İsm-i Rahîm ve Hakîm’in tecellîsiyle zuhûr ettiğinden, imtiyazlı hàssası اَللهُ اَكْبَرُ den iktibasen celâl ve kibriyâ, بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ den istifazaten merhamet ve şefkat, ﴾ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ  ﴿ den istifadeten hikmet ve intizamın esâsları üzerine gidiyor. Onun rûhu ve hayatı onlardır. Sâir meşreblerdeki aşk yerinde, Risale-i Nurun meşrebinde müştâkàne şefkattir. Ve re'fetkârâne muhabbettir. Nasıl ki Hazret-i İmâm-ı Ali (R.A.) sarîh bir sûrette Sirâcü'n-Nur’un tarih-i te'lifini ve tekemmül zamanını ve meşhûr ismini تُقَادُ سِرَاجُ النُّورِ fıkrasıyla haber vermiş. Öyle de بِنُورِ جَلاَلٍ بَازِخٍ وَشَرَنْطَخٍ ilâ âhir.. fıkrasıyla da Sirâcü'n-Nur’un esâslarından haber veriyor. Çünkü جَلاَلٍ بَازِخٍ izzet, azamet ve celâl ve kibriyâdır. شَرَنْطَخٍ Süryânîce Raûf ve بَرْكُوتٍ Rahîmdir. Demek Hazret-i İmâm-ı Ali Radıyallahu Anh Sirâcü'n-Nur’u ta'rif ediyor. Hayatını ve nurunu, kibriyâ ve azamet ve re'fet ve rahîmiyetten alıyor diye mümtâz hâsiyetini beyân eder.

Üçüncüsü

Üçüncüsü: Hazret-i İmâm-ı Ali Radıyallahu Anh, bu fıkrada بِهِ النَّارُ اُخْمِدَتْ cümlesiyle diyor ki: Bin üçyüz ellidörtte Sirâcü'n-Nur –yani, Risale-i Nurun nuru– ile dalâletin tecâvüz eden nârı inşâallâh sönecek. Yani, fıtne-i diniye ateşini, ya tahribâttan vazgeçirecek veya ileri tecâvüzâtını kıracak.

Eğer hicrî tarihi olsa, bundan iki sene evvel, dini dünyadan tefrik fırsatından istifade ile, dinin ve Kur'ânın zararına olarak ilerleyen dehşetli tasavvurâtın tecâvüzâtı tevakkuf etmesi, elbette karşılarında kuvvetli bir seddin bulunmasındandır. O sed ise, bu zamanda çok intişar eden Risale-i Nurun keskin hüccetleri ve kuvvetli bürhânları olduğu çok emâreler ile hissediliyor. Ve bu ikinci ihtimaldeki işâret-i Aleviye dahi onu te'yid ediyor. (Hâşiye) [^2]

[^2]:(Hâşiye) Hem de ﴾ اِنَّا اَعْطَيْنَا ﴿ nın sırrı kısmen tahakkuk etmiş. Çünkü, Süfyâniyetin dört rüknünden en kuvvetlisi ve dehşetlisi bütün bütün çekildi. Kabir altında azâb çekiyor. Ve en büyüğü dahi alâkası bilfiil çekilmiş, Mason komitesinin mahkûmu ve âleti olup azâbıyla meşguldür. Yalnız onun gölgesi hükmediyor. İleri tecâvüz etmemekle beraber kısmen geriliyor. Bâkî kalan iki şahıs ise ellerinden gelse tamire çalışacaklar.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.