bunun onüç ehemmiyetli vâkıât-ı hayatına îmâen, remzen, işâreten mânâyı mecâzî ile haber veriyor.
Hem mâdem mânâ-yı mecâzî ile ve mefhûm-u işârînin murad olmasına bir zaîf karîne ve bir gizli emâre ve bir tek münâsebet kâfî geliyor.
Hem mâdem Risale-i Nur ve risalelerine ve müellifi ve ahvâline olan işâretler birbirine karîne olur. Belki mes'elenin vahdeti itibariyle umum işâretler, karîneleriyle beraber herbirisine kuvvetli bir karîne ve kavî bir emâre hükmündedir.
Elbette diyebiliriz ki; Hazret-i İmâm-ı Ali (R.A.) nasıl ki başta:
بَدَئْتُ بِبِسْمِ اللّٰهِ رُوحِى بِهِ اهْتَدَتْ ❀ اِلَى كَشْفِ اَسْرَارٍ بِبَاطِنِهِ انْطَوَتْ
Yani, “hazine-i esrâr olan بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ile başladım. Rûhum, onun ile o hazineyi keşfetti” diyerek sâir işârâtın karînesiyle bir mânâ-yı işârî ve bir medlûl-ü mecâzî sûretinde Risale-i Nurun بِسْمِ اللهِ ’ı hükmünde ve fâtihası ve besmelesi ve بِسْمِ اللهِ daki büyük sırrın hakikatini beyân eden ve kısa ve gayet kuvvetli Birinci Söz nâmında olan بِسْمِ اللهِ Risalesine îmâ, belki remz, belki işâret ediyor. Aynen öyle de; sâir işârâtın karîne ve münâsebetiyle ve hurûf-u Kur'âniye’nin esrârından bahseden ve Rumûzât-ı Semâniye nâmında bulunan sekiz küçük risalelerin mâhiyetlerini andırır bir tarzda, ibareyi değiştirerek hurûfların esrârıyla istimdâd etmeğe başlaması, karîne-i latîfesiyle muazzam duâ ve münâcât ve câmi' kasem-i istimdâdînin âhirlerinde ve Sözlere ve Mektûblara işâretten sonra بِوَاحِ الْوَحَا بِالْفَتْحِ وَالنَّصْرِ اَسْرَعَتْ fıkrasıyla Yirmidokuzuncu Mektûb’un bir kısım esrâr-ı hurûf-u Kur'âniyeyi beyân eden Rumûzât-ı Semâniye nâmında sekiz küçük risalelerin en mühimleri ve Feth-i Mekke ve Feth-i Şam ve Feth-i Kudüs ve Feth-i İstanbul gibi çok fütûhât-ı İslâmiyeden gaybî haber veren Sûre-i ﴾ اِذَا جَاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُ ﴿ nun esrârını beyân ile, fütûhât-ı İslâmiyenin pehlivanı olan Hazret-i İmâm-ı Ali’nin (R.A.) nazar-ı dikkatini celbeden Fetih ve Nasr risalesine, hem Sûre-i Feth’in en mühim ve en âhir âyetin beş vecih ile i'câzını beyân ve isbât ile, kahraman-ı İslâm Hazret-i İmâm-ı Ali’nin (R.A.) nazar-ı dikkatini celbeden gayet kıymetli olan âyet-i Fetih risalesi nâmındaki küçük bir risaleye îmâ, belki işâret eder, i'tikàdındayım. Böyle i'tikàda iştirâk edilmezse de i'tirâz edilmemeli.
Altıncı Remz
ALTINCI REMZ: Mâdem Hazret-i İmâm-ı Ali (R.A.), üstad-ı kudsîsinden aldığı derse binâen, Kur'âna taalluk eden gelecek hâdisâttan haber veriyor.
