ilzam eden ve mi'râc ve haşr-i cismânî gibi sırf akıldan çok uzak zannedilen Kur'ân hakikatlerini en mütemerrid ve en muannid feylesoflara ve zındıklara karşı güneş gibi isbât eden ve onların bir kısmını îmâna getiren Risale-i Nur eczâları, elbette küre-i arzı ve küre-i havâiyeyi kendi ile alâkadar eder ve bu asrı ve istikbâli kendi ile meşgul edecek bir hakikat-i Kur'âniyedir ve ehl-i îmân elinde bir elmas kılınçtır.
اَلْبَاقِى هُوَ الْبَاقِى
Emirdağı’nda Kardeşiniz
Said Nursî ∗∗∗
Risale-i Nurun Kahramanı Husrev Tarafından Kaleme Alınmıştır
RİSALE-İ NURUN KAHRAMANI
HUSREV TARAFINDAN KALEME ALINMIŞTIR
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
Risalei'n-Nurun kerâmetlerindendir ki: Üstadımız (Radıyallahu Anh), çok defa risalelerde: “Ey mülhidler ve ey zındıklar! Risalei'n-Nura ilişmeyiniz. Eğer ilişirseniz, yakında sizi bekleyen belâlar, sel gibi başınıza yağacaktır.” diye on seneden beri kerrâtla söylüyorlardı. Bu hususta şâhid olduğumuz felâketlerden:
Birincisi: Dört sene evvel Erzincan’da ve İzmir civarında vukû'a gelen hareket-i arz olmuştur. O vakitler münâfıklar, desîselerle Ιsparta mıntıkasında Sava ve Kuleönü ve civarı köylerdeki Risale-i Nur talebelerine iliştiler. Otuz-kırk kadar Risale-i Nur talebelerini “Câmiye gitmiyorsunuz, takke giyiyorsunuz, tarîkat dersi veriyorsunuz.” diye mahkemeye sevketmişlerdi. Cenâb-ı Hak, İzmir civarını ve Âzerileri ve civarındaki halkı dehşetler içinde bırakan zelzeleler ile Risale-i Nurun bir vesile-i def'-i belâ olduğunu gösterdi. Bu zelzelelerden bir hafta sonra, mahkemeye sevkedilmiş olan o kardeşlerimizin hepsi berâet ettirilerek kurtulmuşlardı.
İkincisi: Yine vakit vakit Risale-i Nur talebelerinin arkalarında koşmakta devam eden mülhidler, hatt-ı Kur'ân ile çocuk okuttuklarını bahâne ederek Isparta’da müteveffâ Mehmed Zühtü (Rahmetullâhi Aleyh) ile Sava Karyesinden Hâfız Mehmed (Rahmetullâhi Aleyh) ismindeki iki Risalei'n-Nur talebesine hücum etmişler. Nur dersini okuyan çocukları, bu iki kardeşimizin evlerinden alınan Risale-i Nur eczâlarıyla birlikte mahkemeye sevkedilmiş. Merhum Mehmed Zühtü, para cezasıyla
