İstanbul İlim ve Kültür Vakfı
Sayfa 100 / 231
100

etrafa yayıldı, onu gören herkes kemâl-i iştiyak ve merakla okudu. Zındıkların kâfirâne fikirlerini tam kırdı. Ve onları susturdu. İmâm-ı Ali Radıyallahu Anh’ın bu takdirine liyâkatini isbât etti. Kimin şübhesi varsa gelsin onu dikkatle okusun, haşrin ne kadar kuvvetli bir bürhânı olduğunu görsün.

Hem Hazret-i İmâm-ı Ali (R.A.) ondokuzuncu sûre olarak Sûretü'n-Nur’u

بِسِرِّ حَوَامِيمِ الْكِتَابِ جَمِيعِهَا ❀ عَلَيْكَ بِفَضْلِ النُّورِ يَا نُورُ اُقْسِمَتْ

fıkrasıyla zikrederek pek muhtasar olan Ondokuzuncu Söz’e ve pek mükemmel bulunan Ondokuzuncu Mektûb’a işâret için nur lafzını tekrar etmekle mektûbların mertebesi, yani Ondördüncü Mektûb noksan kalmasına îmâen Sûre-i Nur’u onbeşincide yine zikretmesiyle gayet latîf ve müdakkikàne haber veriyor. Ve o iki risaleleri, Risale-i Nurun, büyük Nurları olduklarını bildiriyor.

Evet Risalet-i Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâm’a dair olan Ondokuzuncu Söz, hem üç cihetle kerâmetli ve hàrika olan Ondokuzuncu Mektûb, elhak Risale-i Nurun en parlak birer nurudurlar. Ve Âişe-i Sıddıka Radıyallahu Anhâ’nın berâeti münâsebetiyle, âyet-i Nur’un ﴾ مَثَلُ نُورِهِ ﴿ kelimesindeki zamîr, üç vecihten birisi ile Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’a râci' olmak haysiyetiyle Sûre-i Nur Zât-ı Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâm ile ziyâde alâkadar bulunduğundan, o sûre ile Risalet-i Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâm’ı isbât eden o iki risaleye iki nur lafzıyla, belki üç nur kelimeleriyle yine aynen risalet-i Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm’ı isbât eden Mi'râc Risalesi’ne dahi işâret etmiş.

Ben itiraf ediyorum ki: Ondördüncü Mektûb, noksan kaldığını unutmuştum. Hazret-i İmâm-ı Ali (R.A.) aynı sûreyi iki defa tekrar etmesiyle tahattur ettim ve işârâtındaki dikkatine hayran oldum. Fakat o tekrar, yalnız Ondokuzuncu Söz ve Mektûb için sayılır; ondan sonrakilere nisbeten sayılmaz.

Üçüncü Remz

ÜÇÜNCÜ REMZ: Yirmisekizinci Lem'ada izâh ve isbât edilen

تُقَادُ سِرَاجُ النُّورِ سِرًّا بَيَانَةً ❀ تُقَادُ سِرَاجُ السُّرْجِ سِرًّا تَنَوَّرَتْ

بِنُورِ جَلاَلٍ بَازِخٍ وَشَرَنْطَخٍ ❀ بِقُدُّوسِ بَرْكُوتٍ بِهِ النَّارُ اُخْمِدَتْ

fıkralarıyla Risale-i Nurun üç ehemmiyetli vaziyetini haber veriyor. Bu fıkraların sarâhate yakın bir sûrette hem cifir, hem mânâ cihetiyle Risale-i Nura işâretini Onsekizinci Lem'ada izâhına binâen, burada ise orada zikredilmeyen ve İmâm-ı Ali Radıyallahu Anh’ın nazar-ı dikkatini celbeden yalnız üç sırrı beyân edilecek.

4–6 Ekim 2026 · İstanbul

13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu

Sempozyum programı, tebliğler ve kayıt bilgileri için sempozyum sitesini ziyaret edin.